E.Y

Ebu Zerr radıyallahu anh şöyle demiştir: Ramazan ayında Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte oruç tuttuk. Ramazan ayından yedi gün kalıncaya kadar bize farz namazdan başka hiçbir şey kıldırmadı. Yedi gün kalınca gecenin üçte biri geçinceye kadar bize gece namazı (teravih) kıldırdı. Altıncı (yani yirmi dördüncü) gün yine farzdan başka namaz kıldırmadı. Beşinci yani yirmi beşinci gece yarısı geçinceye kadar bize namaz kıldırdı. Ben, "Ey Allah'ın Rasûlü! Bu gece bize daha fazla namaz kıldırsanız" dedim. Şöyle buyurdu: "Bir kimseye, imam namazdan ayrılana kadar cemaatle namaz kılarsa, geceyi ibadetle geçirmiş gibi sevap yazılır." Dördüncü yani yirmi altıncı gece olunca bize namaz kıldırmadı. Üçüncü yani yirmi yedinci gece olunca ailesini, hanımlarını ve insanları toplayıp hepimize namaz kıldırdı, öyle ki felahın geçeceğinden korktuk. -Ravi dedi ki: "Felah nedir?" diye sordum. Ebu Zerr, "Felah, sahurdur" dedi.- Sonra ayın geri kalan kısmında bize bir daha namaz kıldırmadı.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Şüphesiz Ramazan gününde sefer, unutma ve zorlama gibi håller haricinde bir özür olmadan hanımıyla ilişkide bulunan kimse Allah'a asi olmuştur. Bu fiilinden dolayı günahkâr olmuştur. İlişkide bulunduğu günün geri kalan kısmını oruçlu geçirmesiyle birlikte o günün orucu bozulmuştur ve bu sebeple kefâret gerekmiştir.
Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: Pegamber sallallahu aleyhi ve sellem'in yanında otururken bir kişi geldi ve "Ey Allah'ın Rasûlü! Helâk oldum" dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, "Sana ne oldu?" diye sordu. O da "Oruçluyken hanımıma yaklaştım" dedi. Bunun üzerine Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, "Azat edebileceğin bir köle bulabilir misin?" diye sordu. Adam "Hayır" dedi. "Peş peşe iki ay oruç tutabilir misin?" diye sordu. Adam yine "Hayır" dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, "Peki altmış fakiri doyurabilir misin?" diye sordu. Adam buna da "Hayır" dedi. Bunun üzerine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bir müddet durdu. Biz de böyle beklerken Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e içerisi hurma dolu (yaklaşık 45-50 kilo alabilen) bir zenbil getirildi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, "Soru soran nerede?" dedi. O, "Buradayım" dedi. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem "Bunu al ve sadaka olarak dağıt" buyurdu. Adam, "Ey Allah'ın Rasûlü! Benden daha fakire mi vereceğim? Allah'a yemin olsun ki -Medine'yi kastederek- şu iki dağ arasında benim hanemden daha fakir bir hane yoktur" dedi. Bunun üzerine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem dişleri görülecek kadar güldü ve "Haydi ailene yedir" buyurdu.
Şüphesiz yolculukta oruç açmak Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in sünnetindendir. Çünkü sallallahu aleyhi ve sellem yolculukta oruç tuttuğu gibi aynı zamanda tutmadığı da olmuştur. Sahâbîler bazı seferlerde Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile oruç tuttular, bazı seferlerde de tutmadılar.
Muhammed b. Ka'b rahimehullah şöyle demiştir: Ramazan'da Enes b. Mâlik radıyallahu anh'ın yanına geldim. Sefere çıkmak istiyordu. Devesine palan vurulmuş ve kendisi de yol elbiselerini giymişti. Bu durumda yemek istedi ve yedi. Ben ona "Sünnet midir?" dedim. "Sünnettir" dedi ve sonra devesine bindi.