E.Y

Hadisteki azap haberi iftardan önce sebepsiz iftar eden/orucunu bozan içindir. Öyleyse Ramazan'ın tamamında veya birkaç gününde şer'î bir özür olmaksızın oruç tutmayanlar için bu şiddetli azap ve tehdit daha da evladır. Böyle bir günah işleyen kimsenin kabirde bu şiddetli azaba maruz kalmamak için hiç vakit geçirmeden nasuh tevbe etmesi gerekir.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Şüphesiz hadiste Ramazan orucunda, herhangi bir özrü olmaksızın iftar vaktinden önce bilerek/kasten oruçlarını yiyenler/bozanlar için şiddetli tehdit olduğu, böyle yapan kimsenin büyük günah işlediği ve bunun sonucunda şiddetli bir şekilde azap göreceği haberi verilmektedir.
Ibn Kayyim rahimehullah şöyle diyor: "Ümmetin selefinin ve imamlarının mezhebine göre, şüphesiz kişi öldükten sonra ya nimet ya da azap içinde olur. Bunun sonucu ruh ve bedene yansır. Ruh, bedenden ayrı ya nimet ya da azap içinde bulunur ve bazen bedenle bir araya gelir. Böylece ölü olan kimse ya nimetlenir ya da azap görür. Kıyamet günü olduğunda bütün ruhlar cesetlerine döndürülür. Sonra herkes kabrinden Älemlerin Rabbi Allah'ın huzuruna çıkar."
Kabir azabının gerçek olması. Kitap, sünnet ve icma-ı ümmet ile sabit olması. Ahmed b. Hanbel rahimehullah, "Kabir azabı haktır, onu ancak sapık ve saptırıcı kimse inkâr eder" demiştir.
Ebu Umâme radıyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Ben uyuyorken, iki adam gelip iki koltuğumdan tutarak beni çıkılması zor bir dağa götürdüler ve 'Buraya çık' dediler. Ben 'Çıkamam' deyince 'Biz onu sana kolaylaştırırız' dediler. Bunun üzerine dağa çıkmaya başladım. Ortasına gelince aniden kuvvetli sesler duydum. Ben, 'Bu ses-ler nedir?' deyince, 'Cehennem halkının feryadı' dediler. Tekrar gitmeye başladık. Bir de gördük ki avurtları yarılmış, bu yarıklardan kanlar akan, ayakları bağlanmış bir topluluk... Ben, 'Bunlar kim?' dedim. 'Oruçlarını vaktinden önce yiyenler (oruçlarını bozanlar/oruç tutmayanlar)' dediler. "