E.Y

Oruçluya iftar veren kimsenin, sevap kazanma niyetinde olması, o kardeşine ikramda bulunup yiyecek-içecek vermesi -özellikle iftar verdiği kimse fakirse- daha evladır.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bu hadislerde, bir kişi davet ettiğinde oruçlu kimsenin davete icabet etmesi gerektiği vardır. Oruçlunun kendisine yapılan daveti vera/takvâ amacıyla reddetmesi hâlinde dinde aşırılık, dik kafalılık ve inatçılık yapmış olur. Çünkü oruçlunun orucunu başkasının yanında açması ecrini eksiltmez. Ancak iftar daveti sadece fakirlere mahsus olursa, kendisi de zengin olursa davete icabet etmez.
Kullarının bol sevap ve hayır hasenat kazanmaları, büyük ecirler elde etmeleri ve insanları hayra davet etmeleri için hayır meydanlarını onlara açması, Yüce Allah'ın lütfu ve ikramıdır.
Zeyd b. Hâlid el-Cühenî radıyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, "Kim bir oruçluya iftar yemeği yedirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap vardır. Şu kadar var ki, oruçlunun ecrinden hiçbir şey eksiltmez" buyurmuştur.
Eğer hayızlı kadın, fecr-i sadıktan hemen sonra âdeti kesilip temizlenirse ve o gün oruç tutarsa o oruç sahih değildir, kaza edilmesi gerekir. Çünkü fecir doğduğunda o hâlâ hayızlıydı, henüz temizlenmemiş olduğu için o günün orucu sayılmaz. Eğer kadın iftar tar vakti girmeden bir dakika önce hayız olursa o günün orucu geçersizdir, kaza etmesi gerekir.