İstediğimiz bu mu? Konuk sevmeyen bir çevre, kuşsuz bir dünya mı? Çocuklarımıza kırlangıçları nasıl yok ettiğimizi açıklayacağımız bir gezegen mi? Bunun olmasına izin verirsek kanatları kesmek de bize düşer. Diğer türlerden üstün olduğumuza, dünyayı kendi irademize boyun eğdirebileceğimize inanmak elbette "her şeye gücü yetme" arzumuzu şımartıyor ama bu gayet aldatıcı. Bugün bir yol ayrımındayız. Kaderimiz ellerimizde, kalbi pıt pıt atan, uçmaktan başka bir şey istemeyen bir ispinozu ellerimizin arasında sımsıkı tutuyoruz adeta. Neredeyse parmaklarımızın altında ezilecek. Karar bize ait: Ellerimizi açıp kanatlanmasına izin mi vereceğiz, yoksa... Ellerimizi tekrar kapatacak mıyız?
Kuşlar esasında bilge olmasınlar? Baştankara varoluşunu planlamaz, geleceğine ilişkin tasarılar oluşturmaz, hayatı yarına ertelemez, daha sonra daha iyi olacağını hayal etmez. Yaşar.