Açlığa, susuzluğa, soğuğa, uykusuzluğa ve her türlü acıya (Katilina) derecesinde dayanabilecek hiç kimse yoktur.
O, kendisini, gençliğinden başlayarak, bütün mahrumluklara ve işkencelere dayanabilmek için hususî surette yetiştirmiştir. Dıştan fedakârlık gibi görünüp, içten, en korkunç ihtirasa destek diye kullanılan müthiş bir tezat ifadesi, garip bir ahlâk... Evet; dış manzarasiyle büyük bir heybet şeklinde görünen, aslında sırf kibir eseri bu ahlâkın altında, dünyanın en sefil, hilekâr, bütün ulvî duygulardan mahrum karakterlerinden biri yatmaktadır. Roma’nın en soylu ailelerinden birine bağlı (Katilina), tam bir Roma'lı kabuğu içinde barındırabildiği düzenbazlık ve sahtekârliğiyle marsik gibi ateşle duman karışımı bir hüviyet belirtiyor, ateşi dumanını yenemiyor, büsbütün körüklüyordu. Doymayan hırsını ve fenalık kültürünü zalim diktatör (Sillâ) zamanında edinen bu adam, Roma'nın en acıklı fesat ve tefessühe düştüğü ve nice (Katilina)lara gebe kaldığı o hengâmede, servete hücum ve içtimaî çapulculuk hareketlerine karışmış, büyük talanlarda boy göstermiş, siyasî cinayetlerde rol oynamış bir tip... Kendisini dizginlemek isteyen öz kardeşini bile öldürmekten çekinmeyici bir yaratılış...