Uzun bir şiirin son dizesindeyim
Bir sağnağın son damlası kaldı içimde Bağıracak gücüm yok, fısıldasam kimse duymuyor
Sokaklara çıkıyorum ellerim yüreğimde Benim gördüğüm şeyleri kimse görmüyor.
Bir nehir denize kavuşuyor düşlerimde Kanım damarlarımdan sessizce çekiliyor Bir şeyler sorup, yanıtlıyorum kendi kendime: - Ölümün olmadığı o ülke nerde? - Ölümdür, ölümün olmadığı tek ülke!
Belki bu, kapanan bir dönemdir hayatımda
Bilmiyorum belki de hayatımdır kapanan Belki ölür, bir kurt olurum kırmızı bir elmanın içinde
Yaşarım ya da, ve taşırım o kurdu ölünceye dek yüreğimde.
Çözemediğim bir şeyler var hayatımda
Sualtı taşları gibi derinlerde sessizce bekleyen
Dirensem, daha ne kadar direnebilirim artık
Nereye kadar gidebilirim, gitsem?
Aradığım nedir, o kentten bu kente?
Adressiz yaşamak da sıkar insanı gün gelir
Gider heyecanlar, istekler, gülümseyişler Yüreğimdeki bir denizin suları birdenbire çekilir.
Özleyip de vardığım her yerden, hemen kaçsam diyorum
Ne aradığımı biliyorum, ne de bulduğumu Bilmem neresinde yanıldım ben bu hayatın?
Yüreğimi kabartan o sevinç, şimdi sonsuz bir acı oldu.