Ayrılık gecesi uzun öpüşleri. İki paramparça yüreğin ayrılma bilmezliğini, sürekli birlikteliğin öldürücü tekdüzeliğine kıymamak, sevdamızı alışkanlıkların sığlığında soldurmamak gereği, gelecekteki tehlikelerle dolu yaşamımı tek başına taşımak zorunluluğu üstüne kalpazanca akıl yürütmeler!
Altta kalanın canı çıksın çarkının kısır döngüsüne hep birlikte katkımızın aymazlığına, bireysel, dönek mutluluğumuzun soysuzluğuna, bile bile körlüğümüzün sıkılmazlığına boğalar gibi kızıp, çılgına dönsek de, elleri böğründe kalakaldığımız için boğulmalı değil miydik hıçkırıklara?
Duyuyor musun Oğuz Atay! Çınar elli, kızdı mı kezzap gibi bakan, oysa iri çağla gözlü, kapılardan sığmaz, güzel adamım! O zamanlar, pek ayırdında değildin sanırım, 'tutunamadığının!