Dilek

Dilek
“Kuş ölür, sen uçuşu hatırla.”
gençler, zaten hissetmeye mecbur kaldıkları duyguların şaşkınlığını, ihtirasların ve hayat gailelerinin değişikliğine havanın değişmesi kadar alışmış olan ihtiyarlardan daha içten yaşarlar.
Sayfa 137·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Cevap vermeyen sarsılmaz bir çehre karşısında yalvarmak zorunda kalmak insanı bir çaresizlik, saldırı veya zillet sarhoşluğuna sürükler. Oysa hayatın birkaç saat önce söndüğü ve geriye günbatımı misali bir pırıltı bıraktığı kıpırtısız bir çehre karşısında bu durum sarsıcı olmasına sarsıcıdır ama tarifsiz de bir güzelliği vardır.
Sayfa 132·Kitabı okudu
Duygu ozellikle de en siddetli halindeyken, asla en emin durumunda olmaz. Insan en büyük korkular içerisindeyken kaçacağına veya kendini savunacağına adeta felç olur veya çığlığı basar. En büyük mutlulukta çoğunlukla garip bir acı vardır.
Sayfa 128·Kitabı okudu
her duygu, kendisi hakkında ikna edici bir eminliği beraberinde getirirdi ki bu da zaten o duygunun çekirdeğinin bir parçasıydı; Ulrich aynı genel sebeplerden ötürü duyguların çeşitliliğinin daha bu çekirdekte başladığı farz edilmelidir, diye de ekledi. Bu, örneklerinden anlaşılıyordu. Bir arkadaşa duyulan sevgi bir kıza duyulandan, artık çiçek açmayan birine duyulan, kendini kutsiyet içerisine kapamış bir kadına duyulandan başka bir kökene ve başka temel hatlara sahiptir; aşk örneğini devam ettirecek olursak, birbirinden çok ayrışan aşk, tapınma, şehvaniyet, itaatkârlık veya aşk ve gönülsüzlük türleri gibi duygular da kökleri itibariyle birbirlerinden farklıdır. Şu hâlde, her iki varsayıma da rıza gösterilirse bütün duyguların, başından sonuna kadar billur gibi sağlam ve şeffaf olması gerekir. Bununla beraber hiçbir duygu, bizzat göründüğü şeyden ibaret değildir, dolayısıyla ne kendini gözlemlemek ne de o duygunun yol açtığı eylemler bu konuda bir kesinlik sağlar. Duyguların kendinden emin olmaları ile olmamaları arasındaki bu fark elbette az buz değildir. Fakat duygunun meydana gelişine hem fizyolojik hem sosyal sebepleri bağlamında bakılırsa söz konusu fark tabiileşir. Zira söz konusu sebepler için şöyle denebilir ki onlar, genel hatlar hâlinde duyguyu tek tek belirlemeden yalnızca bir duygu türü yaratırlar, çünkü her dürtüye ve hayatın o dürtüyü harekete geçiren her hâline, yeterli miktarda koca bir duygu destesi tekabül eder. Başlangıçta o destede mevcut olan her şeye şüphesiz varlık ile yokluk arasında bulunan duygunun çekirdeği denebilir fakat o çekirdeği tarif etmek isterseniz her ne yapıda olursa olsun, gelişiminin seyri içerisinde ve kendisine eklenen veya eklenmeyenlere bağlı olarak onun, olması gereken duygu biçimine sokulan bir şey olduğunu söylemekten
Sayfa 127·Kitabı okudu
görünene bakılırsa aşkın bütün tabiatı bir duyuştur. Aşkta en az bulunanın duygu olduğu cevabı da bir o kadar şaşırtıcıdır. Bu, saf tecrübesizlik anlamında şeker yemek ile diş ağrısının bağlantısına benzer; bütünüyle aşırı tatlılıktan veya aşırı ağrıdan ibaret değildir ama dizginlenmekten acı duyan bir hayvan kadar huzursuzdur. Belki bu benzetme, bizzat aşk acısı çekmişlere bir şaheser gibi görünmeyecektir; yine de yapılagelen tarifi bile aslında bundan çok farklı değildir: Bir güçbela elde ediş, bir özleyiş ve örseleniş ve belirsiz bir arzu! Kadim zamanlardan beridir söz konusu tarif, bu durum hakkında daha net bir şey anlatmayı becerememiş gibidir. Ama kendine has bir duygusu olmamasından kaynaklı bu eksiklik, söz gelimi yalnızca aşk için belirleyici değildir. Kişi, mutlu mu hüzünlü mü olduğunu da düz sathı pürüzlüden ayırdığı kadar kesin ve dosdoğru olarak tecrübe edemez, başka duygular da sadece hissetmekle, efendime söyleyeyim, şöyle bir yoklamakla ayırt edilemez. O yüzden bu noktada söz konusu kullanımı layıkıyla tamamlayabilecek bir not düşmek lazımdır, bu not duyguların eşitsiz yapısı ve biçimlendirilmesi hakkında olacaktır.
Sayfa 126·Kitabı okudu