Asil insanlarin en neseli zamanlarinda bile bir hüzün vardir, daha düşük ruhlar ise en sefil zamaninda bile neselidir. Insanlarn fazla gülmedigi, kadinlarla cocuklarin evin erkeklerinin yanında yüksek sesle konusamadigı dede, baba eve geldigi zaman Arap şarkıları çalan radyonun kapatildigı, alelacele yenilen yemek sırasında kimsenin konusmadigi, nesesiz ve tatsız bir hayata cok uyan bir siir bu.
" Piraye Piraye, biraz kilo mu aldin; yoksa bu pantolon bir beden küçük mü sana?"
"Sen söyle Sibel' in yanina geç, Ahmet' in yanina ben oturu-rum."
"Dün aksam tiyatrodaydınız demek? Bensiz nasıl içine sindi? Saka, saka...
"Senden ayrı oldugum saatlerde hep seni düsünüyorum; ya sen?"