“Öncelikle Istanbul da bir Müslüman Mahallesi kurulmak üzere, Imparator tarafından 700 ev tahsis edilecek, bir ser'iye mahkemesi kurulacak, mahkemeye kadi tayin etme hakki Osmanli padisahina ait bulunacak, bir cami insa olunacak ve caminin her türlü masrafi Imparator tarafından karşılanacaktı. Ayrıca sur disinda Galata' dan Kâgithane ye kadar uzanan geniş arazi şeridi ve mahsulü Osmanlılara bırakılacaktı.”
İstanbul’a kuşatmayı kaldırmamızın şartları bunlardı. Şimdi İstanbul’u kim kuşattı da bundan daha ağır bedeller ödüyoruz? Fatih Sultan Mehmet
" Piraye Piraye, biraz kilo mu aldin; yoksa bu pantolon bir beden küçük mü sana?"
"Sen söyle Sibel' in yanina geç, Ahmet' in yanina ben oturu-rum."
"Dün aksam tiyatrodaydınız demek? Bensiz nasıl içine sindi? Saka, saka...
"Senden ayrı oldugum saatlerde hep seni düsünüyorum; ya sen?"
İsmet Özel Boşuna mı sokuldu bankalara
petrol borularına kundak
kurşun işçinin böğrünü boşuna mı örseledi
varsın zındanların uğultusu vursun kulaklarımıza
yaşamak
bizimçün dokunaklı bir şarkı değil ki.