- Ama bu hayatta sevmediğin şey ne? Onu söyle.
- Her şey; durmadan öteye beriye koşmalar, küçük ihtiras oyunları, hele de açgözlülükler, rekabetler, dedikodular, birbirine çelme atmalar, birbirini tepeden tırnağa süzmeler.
Eskiden bir çocuğa hayatın ne olduğu erkenden anlatılmaz, yaşamanın çileli, çetin bir iş olduğu düşüncesi verilmezdi; çocuğu kitaplarla yormazlardı. Çünkü kitaplar türlü sorunlar çıkarır, bunlar da insanın yüreğini, kafasını kemirir, hayatı kısaltırdı.
Gam, kasvet nedir bilmiyorlar, zihinlerini derin fikir ve ahlak sorunlarıyla yormuyorlardı. Onun için sağlıkları, keyifleri her zaman yerinde idi ve uzun yaşıyorlardı.
Bu iyi insanlar hayatı zaman zaman hastalık, para kaybı, kavga, bazen de iş gibi tatsız olaylarla bozulan bir dinlenme ve uyuşukluk ülkesi olarak görüyorlardı.