"Hepimiz öleceğiz. Gözlerimizi hayata yumunca yaptığımız kötülükler silinecek mi? İşlenen cinayetler, işlenmemiş mi olacak? Zalimlikler yaşanmamış mı sayılacak? Kötüler ölünce alçaklıklarından kurtuluyorsa, iyi insanların yaptıkları olumlu, güzel şeyler ne olacak?" ... "Ölüm, kötüyü aklamaz Ali komiser. Kötüyü aklayacak tek şey iyiliktir. Yaptığın kötülükten daha fazla iyilik yaparsan aklanırsın ancak."
Elinor tartışmaya girmedi, sadece şöyle dedi; ''Sana alçakça düşmanlık yapanlar her kimse bırak, sevgili kardeşim, senin masumiyetini ve iyi niyetini nasıl asaletle taşıdığını görüp kendi kötü ruhlu zaferlerinin boşa çıktığıyla kalsınlar. Böyle bir hainliğe karşı koyan gurur takdire şayandır.''
''Hayır, hayır,'' diye haykırdı Marianne, ''benimki gibi bir sefaletin gururu olamaz. Sefil olduğumu kim öğrenirse öğrensin. Beni böyle görmenin zaferi bütün dünyaya açık olabilir. Elinor, Elinor, az acı çekenler diledikleri kadar gururlu ve özgür olabilirler -hakarete karşı koyabilir, kötülüğü iade edebilirler- ama ben yapamam. Ben hissetmeliyim -sefil olmalıyım- isteyen buyursun bunu nasıl taşıdığımın keyfini çıkarsın.''
''Utan Elinor!'' dedi Marianne; ''para sadece mutluluk verecek başka bir şey olmadığı zaman mutluluk verebilir. Yeterli gelirin ötesinde insanın ruhu söz konusu olunca hiçbir şey gerçek tatmin veremez.''