Saliha Ödemiş

Bunca didinmemize rağmen karnını bir türlü doyuramadığımız bir konforun amelesi olduğumuzun farkındayız
Reklam
Oysa bir şeyi denemeden beceremeyeceğimizi nasıl bilebiliriz. Yenilgiyle yüzleşmek korkusuna tutsak olmak ise daha büyük bir yenilgidir. Üstelik "Yapamam ki!" gerekçesiyle gerçekleştirmekten kaçındığımız davranışların çoğu aslında yapmak istediklerimizdir. Yapmak istemediklerimiz zaten aklımıza gelmez.
Bu kitapların her biri şu an yaşıyor olabileceğin hayatlara açılan birer kapıdır. Ne? Ne kadar çok olasılık varsa o kadar çok hayatın vardır.
Hayatı bir birey olarak ve estetik yaşamak kadim medeniyetimizin şiarıdır.Hakkıyla yaşamak bir cesaret işidir. "Nehrin"yarmak ikiye bölmek kökünden köprü anlamındaki "cisrin" de cesaretle aynı kökten geldiği dikkate alındığında bir nehri köprü üstünden geçmenin bir cesaret işi olduğu gibi doğum ile ölümün ikiye ayırdığı hayatı yaşamanın da o kadar cesaret işi olduğu görülür. Her bir kişi köprüden tek başına geçer ancak bu geçiş alelade değil insan olmaklığa yakışır bir biçimde estetik olmalıdır.şlŞuurlu hayat!
Hiçbir felsefi manzume savaş kazanmak, hiçbir siyasette hakikat üretmek zorunda değildir. Ama yine de unutulmamalıdır ki siyaset bir hakikatin siyaseti ise medeniyet yaratır;siyasi amacı hakikat haline getirirse Moğollar ya da ABD'liler gibi büyük bir yıkımdan başka bir şey çıkmaz. Yakın tarihimizi de aynı çerçeve içerisinde değerlendirebiliriz.
Reklam