"Kutsal evlilik bağıyla bağlanmış bir cadı ve bir cadı avcısı. Böyle bir hikaye tek bir şekilde sona erebilirdi: Bir kazık ve bir kibrit."
Belterra topraklarında uzun zamandır bir savaş hüküm sürmektedir. Cadılar ve cadı avcıları arasında keskin bir kırmızı çizgi vardır. Cadılar, insanları büyüleyip, en sonunda öldürür. Cadı avcıları ise büyünün kokusunu aldığı an cadıyı bulup kazığa diker ve ateşe verir. İki tarafta iyi ve kötü ayrımı yapmaksızın kan döker. Keskin çizgi demiştim ama bazen o çizgi belirsiz hale gelir ve hiç yana yana gelmeyecek kişiler bir araya gelir. Lou, uzun zamandır geçmişinden ve peşinde olan annesinden kaçmaktadır. Kendisi için en güvenilir neresi ise oraya saklanır. Yine sıradan bir gün yaşarken günün sonunda kendisini bir cadı avcısı olan Reid ile evli bulur. Kaderin oyunu o ikisinin göz göze geldiği an başlar. Reid annesi ve babası olmayan, başpiskopos tarafından büyütülmüş, keskin doğrulara sahip, amacı cadı avlamak, dinine bağlı olan bir adamdır. Cidden bu denli iki zıt karakterin bir araya gelişine uzun zamandır tanık olmamıştım. Lou ağzı bozuk, her anın tadını çıkaran, özgür ruhlu, tek derdi yaşamak olan, rengarenk biriyken; Reid kurallara sonuna kadar bağlı, dindar, terbiyelidir. Lou bu evliliği saklanabileceği yer olarak görüp annesinin kendisini orada asla bulamayacağını düşündüğü için kabul eder. Her ikisi için kağıt üzerinde bir evlilik olsa da farklılıklar birbirini çeker. Reid aşırı sahiplenici, zamanla Lou'nun üzerine titremeye başlar. Sır sakladığını hissetse bile ona karşı her zaman hoşgörülü oldu. Lou ise kendisini sımsıkı saran, sevgiyle donatan Reid'e aşık olmuştur. O keskin çizgi artık onlar için belirsizdir fakat gerçekler örümcek ağı gibi etraflarını sarar. Lou'nun bir cadı olduğunu öğrendiği an Reid için gerçek savaş