Öncelikle sayfa sayısının çok olması önyargısal olarak insanı tedirgin eder; fakat kitabı okumaya başlayınca su gibi akıp gittiğini görüyorsunuz.
Özellikle yazarın betimleme, yorumlama, analiz yeteneği inanılmaz. Varoluşsal kaygılar taşıyan biri olarak oblomov karakterinin çoğu noktalarında kendimi buldum.
Kitapta özellikle üç karakter bariz olarak ön planda : Oblomov, Ştols, Olga. Bunlar arasındaki hayat akışında bazı yerlerde farklı sayfalarda üç karaktere de imrendiğim oldu, zaman zaman duygusallaştım, kitabı baştan sona çok akıcı bir şekilde okudum hiç sıkılmadım.
Sadece son kez Oblomov ile Olganın yüz yüze gelmesini, geçmişe yönelik zihinlerinde canlanan anılar ve o andaki duyguları yoğun bir şekilde betimleyerek bitirilmesini beklerdim.