Ama, o zaman kanım kaynıyordu; düşünecek kafa nerde? Tam ve namuslu düşünceler sükûnet ihtiyarlık ve dişsizlik ister. Dişsiz olduğun zaman: "Ayıp çocuklar, ısırmayın!" demek kolaydır.
Lâkin otuz dişin olunca...
İnsan gençliginde canavardır, ehlileşmek bilmez canavardır ve insan yer.
Onları belki kurtaramayız, diye ekledi, ama kurtaralım derken, biz kurtuluruz. Öyle değil mi? Bunları söylemek istemiyor musun, hocam? Kendini kurtarmanın tek yolu başkalarını kurtarmak için çabalamaktır. Haydi öyle ise, öğreten öğretmen... Gel!
İnsanın, sevdiği insanlardan geç ayrılması zehirdir; insanın bıçakla keserek insan için tabiî bir iklim olan ıssızlıkta yine yapayalnız kalması daha iyi.
Kazancakis bir yazısında şöyle der: Biz insanlar; mutsuz, kalpsiz, küçük, degersiz yaratıklarız; fakat, içimizdeki üstünlük duygusu bizi insafsızca yukarı doğru iter. İşte bundan doğan beşerî çamur, büyük fikirlerin, şiddetli aşkların ve arkası gelmeyen büyük saldırıların kaynağı olur.