Bahçıvan ve Ölüm bu sene her yerde karşıma çıkıyordu; sonunda okuyabildim. Bazı kitaplar daha okunurken insanın içine oturur ya, bu da onlardan biriydi. Okurken en çok babanın yokluğunun değil, geç fark edilen varlığının can yaktığını hissettim. Hayattayken sessizce duran baba figürü, ölümden sonra zihnimde beklenmedik bir ağırlık kazandı. Özlem vardı ama asıl acı, ertelenmiş cümlelerin ve “nasıl olsa var” düşüncesinin artık geri dönülmez oluşuydu. Kitap bana, bazı insanların ancak kaybedildikten sonra hayatımızda ne kadar yer kapladığını fark ettirdi. Bu yüzden okuduklarım bir yas anlatısından çok, geç kalmış bir yüzleşme gibiydi; sakin ama uzun süre içimde kalan bir yüzleşme. Ve tam da bu yüzden, kitap bittikten sonra da insanın içinde kalmaya devam eden bir metne dönüşüyor.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Babam öldü. Ne yapacağımı bilmiyorum.
Günlerle ve gecelerle ne yapacağımı bilmiyorum, özellikle öğle sonralarıyla ne yapacağımı hiç bilmiyorum,üzüntü oralara
saklanır, kımıldamayan bir kedi gibi, öylece durur ve sana bakar,odanın ortasına çökmüş bir manda gibi, etrafından dolaşmanın hiçbir yolu yok.
Yazlarla ne yapacağımı bilmiyorum, onlar babamla, annemle,evle ve bahçeyle ilintiliydi, durmadan ortaya çıkan tüm anılarlane yapacağımı bilmiyorum, geçmişle. ne yapacağımı bilmiyorum,
gelecekteki günlerle ne yapacağımı da.
Babam omuzlarında tonlarca geçmiş taşıyan bir Atlas'tı.Şimdi, o aramızdan ayrılınca, tüm o geçmişin çatırdayarak üzerime usulca yıkıldığını, beni tüm öğle sonralarının arasına gömdüğünü hissediyorum. Çocukluğun sessizce yıkılıp dağılan öğle sonraları.