Bu uzun bir kederdir, diyor bir arkadaşım. Güzel bir ifade ama ben henüz acının içindeyim. Önce uzun bir acı olur. Keder sonra gelir . . .
B u acının bedenimdeki yerini tespit etmeye çalışıyorum,kaynağı tam olarak neresi? Şimdi göğsümün derinliklerinde, diyaframın olduğu yerde, beni boğuyor, nefes almamı engelliyor.
Aslında bu göçebe bir ağrı. Şimdi yukarıda boğazımda, ağlama merkezinin oralarda bir yerde. Şu anda hamur kıvamında, tam
pişmemiş ekmek gibi, yutması zor.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ve yine, hüznün kilidinin aniden, küçük spesifik şeylerle açılması.
Elime bir mandalina alıyorum ve birden, yemek yemeyi tümüyle bırakmadan önce, bir dilimini acı içinde yediği son meyve
olduğunu hatırlıyorum. Ve mandalina artık sadece mandalina değil.
Bazen aramızda olmadığını unutuyorum ve mutlu bir an oluyor bu, onu aramaya kalkışıyorum ve o anda dank ediyor.
Mutluluk kısa sürer, tıpkı o bahar açıp solan nergisler ve fulyalar gibi. Hüzün,her şeyi boğan ve babamın onlardan kurtuluş yok dediği inatçı otlar gibi uzun süre kalır.