..kendini büyütmek istediğini seziyor. Insan yorulunca küçüklüğünü daha iyi, daha çok duyduğu için mi kendini büyütmeğe, büyüklük düşünceleriyle kendini bile aldatmağa kalkıyor.
Bulantınıza ihtiyacınız var. Çektiğiniz acıya ihtiyacınız var. Bir
mesaj bu, bu mesajı dinlememiz gerekiyor. Dünyanın dört bir yanında
depresyon ve kaygı yaşayan onca insan bize bir mesaj gönderiyor.
B i ze yaşam tarzımızda bir terslik olduğunu söylüyorlar. O acıyı boğmaya,
susturmaya ya da patolojikleştirmeye çalışmayı bırakmamız
gerekiyor. Onu dinlememiz ve ona saygı göstermemiz gerekiyor.
Kaynağını görmemizin tek yolu o acıyı dinlemekten geçiyor - ancak
o zaman, gerçek nedenlerini görebildiğimizde o acının üstesinden
gelebileceğiz.
İnternet pek çok insanın başkalarıyla aralarında bir bağ olduğu hissini çoktan kaybettiği bir dünyada doğdu. Uzun yıllardır devam eden bir çöküş süreci söz konusuydu. İnternet ortaya çıktığında bu insanlara kaybetmekte oldukları şeyin bir tür parodisini sundu - komşuların yerine Facebook arkadaşları, anlamlı çalışmanın yerine video oyunları, dünyada kazanılan statü yerine durum güncellemeleri. Komedyen Marc Maron bir defasında şöyle demişti: "Durum güncellemelerinin her biri tek bir talebin çeşitlemeleri aslında: ' Biri beni fark edebilir mi lütfen?