E.Esra

Doğruyu hangi elde görsem sevinçle karşılar; uzaktan kokusunu alr almaz silahlarım atar, teslim olurum. Çok yukandan ve insafsız olmadıkça yazılarıma satılmasın hoş görmüş, çok kez karşımdakini kırmamak için yazdıklarıma istenen biçimi verdigim olmuştur. Zararima da olsa eleştiriciye uysal davranmalıyım ki beni her zaman serbestçe uyarsın, kendimi düzeltmeme yardım etsin. Dogrusu çagdaşlarımı öyle bir işten yana çekmek kolay degil. Düzeltilmek herkesin agrina gittigi için kimse kimseyi düzeltmeyi göze alamıyor. Düşüncesini saklayarak konuşuyor çokları.
Sayfa 256·Kitabı okudu
E.Esra
Eleştirilmenin bile bir ölçüsü var, eleştiri alacak kadar insanların size gelebileceği mesafede fakat sınırlarını koruyacakları kadar dimdik - bir o kadar da kırılgan.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Her insanın içinde bir saldırganlık dürtüsü gezinir. Çoğumuz onu tedip ederiz, bir köşede tutarız, saklarız . Futbola sinmiş olan bu “erkek dilinde” hepimizin içinde gezeduran o saldırganlık dürtüsünün bir ehlileştirilmesi var. Bir kurallar çerçevesinde saldırganlık. Onu biraz terbiye ediyoruz, içimizdeki o taraftarlık hissi ile tezahüratla dışarı vurmuş oluyoruz. İçimizde bekleyen öfke mümkün olan en az tahripkar bir biçimde dışarı vurulmuş oluyor. Kükreyen fareye dönüşüyoruz stadyumda tezahürat yaparken. …birdenbire dünyanın en muzaffer insanı olarak kendimizi hissedebiliyoruz.
Sayfa 117·Kitabı okudu
E.Esra
“Bazı tezler görüyorum sadece somutlarla oynamış ve oradan mücerret bir model, bir fikir, bir düşünce üretememiş ama doktora tezi olmuş”
Emeviler İslamı dinlerini ve hanedanlarını temsil edecek görünür sembollerle nasıl tarif edecekleri sorunuyla karşı karşıya kalmışken, Abbasiler Müslüman kimliğinin sergilenmesi için zaten çoktan tanınırlık kazanmış mimari tipolojilerden biri hipostil cami planı -peygamberin Medinedeki evinden türetilmiş, etrafı çevrili bir dikdörtgen şeklindeki, sütunların desteklediği çatı örtülü bir ibadet salonu-, bir diğeri ise egemenliği ifade eden bir kubbeli taht odası olan hükümdar kabul salonuydu.
E.Esra
Bu kitabın bana İspanya ve İran’ı aşırı merak ettirmesi. 😭