Çünkü burada herkes tutsaktır, hepsinin vicdanı, acıma duygusu kökten yok olmuştur… Üstelik bu çirkefe bulaşmış olanların hakaretleri, sövgüleri çok daha iğrençtir. Elinde ne varsa buraya vermek zorundasındır. Sağlığını, gençliğini, umutlarını, geleceğini, hayallerini, evet her şeyini…
Yıllardır yokluğunu hissettiğim şeyi şimdi ele geçirmiştim. Birisi beni arıyordu, sorar gibi yüzüme bakıyordu. Dünyamda ilk kez birisi için hayattaydım.
İsteklerimin giderek daha da azaldığını ve zayıfladığını, duygularıma bir tür donukluğun yerleştiğini görüyordum. Belki de en iyisi şöyle ifade edecek olursam, bir tür ruhsal iktidarsızlık ve yaşamda tutkuyla yer alabilme yetersizliği hissettiğimi söyleyebilirim.