Kafesteyim, kafeslenmişim, bir de hiçbir gereksinmem
olmadığını söylüyorsunuz aptallar! Her istediğime sahibim, öyle mi? Ah!
Yalvarıyorum size, özgürlüğümü bağışlayın, bırakın ben de öteki kuşlar
gibi olayım!
Beni, yalnızca boşta gezen bir serseri olarak görmeyebilirsen çok sevinirim.
Çünkü, iki tür serseri var ve bunlar birbirinin tam karşıtı.. Adam vardır;
tembellikten, karaktersizlikten, tabiatının alçaklığından dolayı serseridir; istersen beni o türden say.
Bir de öteki tür serseri vardır ki kendi kendine rağmen boşta gezmektedir; etkin olabilmek için büyük bir özlemle yanan ama hiçbir şey yapamayan.. Çünkü bir şeyler yapması olanaksızdır, bir kafese hapsedilmiş gibidir,
çünkü verimli olabilmek için gereksindiği şeylere sahip değildir, çünkü
yazgının çizdiği olaylar dizisi onu o kafese tıkmıştır; böyle bir adam ne yapacağını bilmeyebilir ama içgüdüleriyle hisseder: ne olursa olsun, bir işe yarayabilirim, yaşamımın bir amacı olacak sonunda, çok daha başka türlü bir
insan olabileceğimi biliyorum! Öyleyse nasıl yararlı olabilirim, nasıl hizmet
edebilirim? İçimde bir şey var, nedir o?