Özgür Ronî

Özgür Ronî
@Roniss
Instagram roniss721 Eğer güzel gözlerin olmasını istiyorsan, İnsanlara iyilikle bak. İnce bir bedense isteğin, Ekmeğini açlarla bölüş. Ve güzel dudaklara sahip olmak için, Sadece güzel sözler söyle. (Audrey Hepburn)
OkurGezer
Apollon Sosyal Bilimler Akademisi
Heryer
7 okur puanı
Mayıs 2025 tarihinde katıldı
Tozlu Yol
9/10
·250 syf.··
2025 24. kitabı
Tozlu yol Tozlu Yol @Baharsevim72 Bahar Sevim Bahar Sevim’in Biharê isimli şiir kitabını okumuş ve çok beğenmiştim. O kitap üzerine duygu ve değerlendirmelerimi kendisiyle paylaşmıştım. Yakın zamanda ise Tozlu Yol romanını okuma güzelliğine eriştim. Şiirlerinde olduğu gibi romanında da kendine özgü bir tarz ve yoğun bir duygu dili ,şiir dili mevcut. Uzun bir roman değil; ancak kısa bir hikaye olarak da değerlendirilemez. Bu yönüyle günümüz edebiyatında üst seviyelerde yer alan“novella” türüne, yani uzun hikaye ile kısa roman arasındaki o özel kategoriye dahil edilebilir. Tozlu Yol, sevgi, fedakarlık, toplumsal beklentiler ve eğitimin dönüştürücü gücü gibi temaları derin bir duygusal tonla işleyen dokunaklı bir romandır. Değişen bir coğrafyanın fonunda geçen roman, genç bir Kürt kızı olan Helin ile idealist bir öğretmen olan Selim’in hikayesini anlatır. Bahar Sevim’in sade ama etkileyici dili, okuru karakterlerin iç dünyasına ve yaşadıkları zorluklara güçlü bir biçimde bağlar. Roman, köy yaşamının güzelliklerini ve zorluklarını, insan ilişkilerinin karmaşıklığını ve ataerkil bir toplumda kadınların karşılaştığı engelleri başarıyla yansıtır. Ayrıca savaşın birey ile toplum üzerindeki etkisi belli bir boyutta işlenmiştir. Bunlar hem bireysel hem kolektif acıları, umutları ve zorlukları bir şekilde hissettiriyor. Eserin ana teması, Helin’in öğretmenine duyduğu ama tam olarak anlamlandıramadığı duygular üzerinden, en genel anlamda insanın anlam ve hakikat arayışını ele alıyor denilebilir. Bazen bu arayış bizi farkında olmadan “tozlu yollara” sürükler; bazen de içsel bir dönüşüme taşır. Karakterimiz, kadının doğasında var olan o güçlü potansiyeli, kimi yaşanmışlıklardan sonra fark eder ve bunu aşma noktasında gereken iradeyi gösterir. İnsan yaşamında kimi süreçler
Tozlu YolBahar Sevim · Orkay Matbaacılık · 202312 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir şiirden öte
9/10
·71 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
Bıharê İlk defa bir şiir kitabi değerlendirme hadsizliğini gösteriyorum.Daha önce roman,arastirma-inceleme vb.alanlarda amatörce de olsa degerlendirmelerim olmuştu.Bu şiir kitabi benim için ilkti.Beni buna sürükleyinin,günlerce bunun üzerine çalışıp amiyane deyimle kafa patlatmanın nedenini halen kendime soruyorum ve cevabını arıyorum.Emin olduğum tek şey bu süre zarfında evrendeki en büyük çekim kuvveti tarafından sarmalandığımdır.Lakin bu çekim kuvveti yeri geldiğinde yazarı elestirmeyeceğim anlamına gelmez.Ki eleştirilerim mevcuttur.Hakikate, güzele ulaşmak için yapıcı eleştirilerin kesinlikle olmasını belirten bir insanım ve bu metodoloji ile değerlendirmelere geçelim: Yazarın şiirlerinin temasında göze çarpan "Yitiklik ve Kaybedilenler, Sürgünlük,Multecilik,Aidiyet, Doğaya övgü" vb.konular oluyor. "Elde avuçta ne varsa kaybettik, dostluğu, kardeşliği kaybettik." Bu dizelerde hepimizin hayatında sıkça karşılaştığımiz yitirme teması öne çıkıyor. Yazarin şiirlerinde ölüm, ayrılık, geçmişe duyulan özlem sadece bireysel değil, toplumsal bir kaybın da ifadesi. Aynı hepimizin sık sık dönüp baktığı, ama ulaşamadığı çocukluk günleri gibi... “Sürgün olmuşum yurt bildiğim topraklarda.” Halklarımızın yaşadığı tarihsel travmalarla iç içe geçmiş bir sürgünlük duygusu var. Tıpkı birçoğumuzun yaşadığı yersizlik, bağsızlık hissi gibi... Bu şiirler bu coğrafyanın sesiyle konuşuyor. Munzur, Dicle, rüzgâr, bulut, papatya, sarı başak gibi imgeler sık sık tekrar eder. Bunlar hem şiirin halkla, toprakla bağını kurar, hem de yitirileni simgeler. “Munzur’a karşı çay içmek” bir şiir değil, bir yaşama biçimi, özlemle baktığımiz... Şiirler gösterişli değil, içten bir dertleşme gibi. Bu da benim sevdiğim şiir
BıharêBahar Sevim · Odessa Yayınevi · 202422 okunma
Medeniyet mi, doğal/arkaik toplum mu ?
9/10
·302 syf.··
2025 19. kitabı
Yazarın bu otobiyografik eseri, günümüzün birçok sorununa karşılaştırmalı ve deneyimsel bir cevap niteliği taşıyor. Yazar, farkında olarak ya da olmayarak, yaşadığı deneyimler aracılığıyla uygarlığın söylendiği gibi bir ilerleme ya da toplumsal refah anlamına gelmediğini gösteriyor. “Cangıl”da geçirdiği dönemden bunu açıkça görebiliyoruz. Bir kadın olarak uygarlıkla tanıştığında, ilk kötülüğü erkekten ve erkeği temsil eden kurumlardan gördüğünü çarpıcı bir biçimde ifade ediyor. Çocukluğundaki cangıl yaşamı, ahlaki değerleri, dayanışmacı yapısı ve toplumsal nitelikleriyle dikkat çekici. Var olan istisnai sorunların dışında; ekonomik, yönetimsel vb. günümüz sorunlarına alternatif bir yaşam biçimi sunuyor. Ancak cangıldaki bu doğal yaşam, küresel dünya düzeni ve onun dayattığı yaşam biçimi tarafından zamanla iğdiş ediliyor. Çıplak ya da doğal coğrafi “elbiseleriyle” yaşayan cangıl çocuklarına, yazarın misyoner ailesi tarafından Hristiyan eğitim elbiselerinin giydirilmesi; bu doğal yaşamın yavaş yavaş dönüşümünü metaforik biçimde gözler önüne seriyor. Değişen yalnızca elbiseler değil; aynı zamanda ahlaki ve toplumsal değerlerdir. Yerine ikame edilen ataerkil zihniyet, güç ve iktidar merkezli yönetim anlayışı, toplum olma bilincini yitirmiş bir toplumsallığı doğuruyor.
1000Kitap
Vahşi Beyaz KızSabine Kuegler · Literatür Yayınları · 200620 okunma