“Kendine kendi iyini ve kötünü verebilir misin? Kendi istemini bir yasa gibi uygulayabilir misin? Kendi yasanın hem yargıcı hem de celladı olabilir misin?
Tüm bu yolun sonunda vaat ettiği şey ise çok açıktır. Sorsanız ona, ben bunca yolu ne için yürüyecek ve bunca şeyden ne için feragat edeceğim diye, size artık hiçbir destek, hiçbir yerden yardım almadan kendi başınıza uçabilme yeteneğini sunduğundan bahsedecektir. Yapmak istediği şey de budur aslında. Kendimize ait kanatlarımız olmasını ister Nietzsche. Kendimize ait bu kanatlarla özgürce uçabilmemizi, sınırlarımızı aşıp yükselebildiğimiz kadar yükselmemizi ve özümüzdeki “o şeyi” keşfetmemizi ister bizden. İşte budur onun felsefesinin bize vaat ettiği hazine.
Onun için sahip olduğumuz bedenlerimiz, yerilmesi ya da kötülenmesi gereken bir şey değildir. Tam tersine vücudumuzu bir doktor hassasiyetinde dinlemeli ve neyi neden istiyor olduğumuzu iyice analiz etmeliyiz.
Vücutlarımız bize sunduğu istek ve şehvetten kaçınmadan önce bu istek ve şehvete neden ihtiyaç duyduğumuzu bilmeliyiz. Bu bedenlere sahip olmamızın bir nedeni olduğunu ve bu nedenin de hakikati bulmak olduğunu her defasında tekrarlar Nietzsche.