Ferrarisini sattıktan sonra da mutlu olabildi mi?
Bilinmez. Bilgiye bu sırrını sormak gerek. Ya da hayatın içinde hikayeleri aslında yüzlerinden henüz okunmayan, keşfedilmeye henüz bekleyen ve arayıp bir türlü bulamadığımız ya da yetinmediğimiz adına kimisi için huzur denilen, kimisi için aşk ya da sevginin dayanılmaz cazibesine yapılan ama ulaşılamayan o yolculuğu nihayetlenenlerimiz henüz var mı? Arayaduralım, aslında bu yolculuğu tamamlamış yaşamın anahtarını eline almış insanlar belki de yanıbaşımızda…
On kap yemek kazanma hırsımızın aslında bir kap yemek yeme limitimizle yarıştığı , on arabamız varken sadece birine biniyor olabileceğimiz acı ve tezat gerçeği mi? Yoksa on evimiz var olsa bile sadece birinde oturabileceğimiz gerçeği midir henüz keşfedilmeyi bekleyen…
Bütün bu farkındalıklar insanların sadece nesnelere aşık olduğunu anlatmak için sanırım yeterli . Ne yani şimdi bizler bindiğimiz aracımızla mı arkadaşız, evimizin soğuk duvarları yeterince sırrımızı saklayabiliyor mu? Ruhumuzdan eksilt ettiğimiz her insan imgesel olarak bir nesnedir bizim için… ya ruhu olan şeyleri sevin ya da her nesne zaten ihtiyaçlarımıza cevap verecektir…