Ben senin renginle boyandım. Artık dönsem de seninleyim, onlarla olsam da senden başka bir hayal gözlerime giremez. Yüzlerce mısra döküldü dilimden. Dilim senin dilinin asasıdır. Kendini benimle anlamak isteyince, ete kemiğe bürünmek dileyince beni bahane kılıyordun. Bu oyunun sonu gelmeyecek biliyorum. Beni buraya zikrin için çağırdın beni benden kurtardın.
Aklıma sahip olduğum gönlüm Kader’le oynuyor.
Kendimden gectigimde ise aklımı bulamaz oluyor , onu tümüyle yitiriyorum.
O orta yola , her şeyin ölçülü olanına hayranım ben.
Biraz akıl biraz sarhoşluk … bundan güzeli mi var?
Beni ateşine atacağını söylüyorsun, beni Çamur olarak yoğururken düsünseydin, o zaman Özün belliydi,özüm o idi. Suça yönelmek, günaha koşmak, aşırılılığa vurgun olmaktan başka ne yaptım ben? Hükmünün aslına uymaksa günahım, beni bu kaleye hapset, Mancınağa bindir ve ateşe fırlat. O ateş beni yakmaz bunu sen de biliyorsun.