Roşeysa

Naziler,savaş tutsakları arasındaki Türk kökenlileri (Tatarlar,Türkmenler ve Özbekler) ayırarak özel kamplarda eğitmiş ve bu güçlerle kurulan Kafkas Tümenlerini Sovyetler Birliği'ne karşı savaşa sokmuşlardı. Kafkas Tümenleri'nin oluşturulmasında bazı Türk subayları da görev almışlardı. İkinci Dünya Savaşı'nın son dönemine kadar Türkiye'deki askeri okullarda Alman subayları ders vermişlerdi. Pantürkizm ve Turancılık; 19.yüzyılın sonunda ve 20.yüzyılın hemen başlarında uluslaşma sürecinin dinamiğiyle gelişen bir akım olmakla birlikte,İkinci Savaş döneminde Nazizmin derin etkisi altında yeniden şekillenmiş bir oluşumdur.
Sayfa 52·Kitabı okudu
Reklam
Ülkücü milliyetçilik, sanılanın aksine hem Ziya Gökalp'ten hem de Yusuf Akçura'dan köklü şekilde ayrıldığı gibi,muhafazakâr ya da islami tonu ağır basan milliyetçilik çizgisiyle Cumhuriyetin modernist milliyetçiliğinden de farklılaşır. Taşralı Türk kimliğine hitap eder. Servetin ve iktidarın kenarında kalan,kapitalistleşme sürecinde sosyal statülerini yitiren ve bütün bunların sorumlusu gibi gördüğü merkezi siyasal güçlere,büyük kent yaşamına,modern ilişkilere öfke duyan kesimlere seslenir. Giderek islami tonu belirgin bir milliyetçilik anlayışına ulaşmasının nedeni de kitle tabanının bu taşralı özelliğidir. MHP muhafazakâr çizgisiyle daha çok,İspanyol faşistleri falanjistlere benzer. İspanyol faşistleri gibi taşraya ve kiliseye (bizde camiye) dayanan bir milliyetçilik anlayışı üzerinden gelişti.
Sayfa 42·Kitabı okudu
MHP paramiliter bir örgütsel yapıya sahiptir. Merkeziyetçi,katı hiyerarşiye dayalı,şefin mutlak egemen olduğu yarı legal ve yarı askeri bir örgütlenmedir. Sola karşı operasyon partisi olarak şekillenen MHP,şiddeti esas alan bir politik mücadele tarzına sahiptir. Amaç için her yolu ve yöntemi meşru sayar. Sadece komünizme değil,her türlü özgürlüğe karşı da düşmanca yaklaşır.
Sayfa 40·Kitabı okudu
Cumhuriyet milliyetçiliği,ülkücü ve ırkçı milliyetçilikten modernleşmeci,Batıcı,Anadolucu yanı ve kültürel ağırlıklı yorumu ile ayrılırken; aynı zamanda otoriter, Türklüğü merkeze alan ve asimilasyoncu boyutu ile ona açılmaktadır. Ülkücü hareket kendi siyasal çıkışı için ideolojik referans alanları aradığında resmiyet dünyasında pek fazla zorlanmamıştır.
Sayfa 39·Kitabı okudu
Latin Amerika ülkelerindeki bütün askeri ve faşist darbelerin arkasında istisnasız ABD vardır. ABD,bağımlı ülkelerin devlet aygıtları içinde adeta bir "iç devlet" şeklinde örgütlenmiş ve bu gücünü gerektiğinde harekete geçirmiştir. Türkiye'de Genelkurmay Başkanlığı Özel Harp Dairesi (Özel Kuvvetler Komutanlığı) bütçesinin doğrudan ABD tarafından karşılandığı,başbakanlık yapan Bülent Ecevit'in tanıklığıyla ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla,Türkiye'de faşizmden söz edildiğinde,ABD ve emperyalizm olgusunu atlayarak bir değerlendirme yapmak mümkün değildir.
Sayfa 38·Kitabı okudu
Reklam