Kimse “ben şöyleyim, ben böyleyim” dememeliydi fazla. Belki de her insanın içinde hiç tanımadığı biri gizliydi. En sıkıntılı, en beklenmedik anlarda çıkıveriyordu. Müneccim Takiyyeddin’in gözetlediği semavi cisimler gibiydi insan yüreği. Kimse bilmiyordu derininde ne esrarlar barındırdığını. Sadece tepemizdeki sema değil, adlında tek tek her insan koca bir muammaydı.