Yakında seksen iki yaşında olacaksın. Boyun altı santim kısaldı, olsa olsa kırk beş kilosun ve hâlâ güzel, çekici,arzu uyandırıcısın. Elli sekiz yıldır birlikte yaşıyoruz ve ben seni her zamankinden çok seviyorum.
"Nerede tükettin ömrünü? Bir hareketin hatırası,bir tutkunun işareti,bir maceranın parıltısı, güzel ve firari bir cinnet- geçmişinde bunların hiçbiri yok; hiçbir sayıklama senin ismini taşımıyor,seni hiçbir zaaf onurlandırmıyor. İz bırakmadan kayıp gittin; senin rüyan neydi peki?
Bütün bu pembe veya kansız keşişlere şöyle cevap veririm: Boşu boşuna ısrar ediyorsunuz. Ben de semaya doğru baktım,ama hiçbir şey göremedim orada. Beni ikna etmekten vazgeçin: Bazı defalar Tanrı'yı tümdengelim yoluyla bulabilsem de, O'nu yüreğimde hiç bulamadım: Bulabilseydim de, sizi yolunuzda ya da yüz buruşturmalarınızda,hele o âyin ve akşam duası balelerinizde izleyemezdim. Esersizliğin nefasetini hiçbir şey aşamaz: Dünyanın sonu bile gelse uygunsuz bir saatte yatağımdan çıkmazdım.
Dua edemeyecek kadar çekingen, bir kilisenin kapısından giremeyecek kadar ölgünüm; gölgeme boyun eğiyor ve Tanrı'nın dualarıma teslim olmasını istemiyorum.