Gülsüm Er

Puan vermedi·120 syf.··
2025 10. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2025 01:28
SPOİLER “Bir İdam Mahkumunun Son Günü” olarak adlandırılan kısa roman, hacimce küçük ama etkisi bakımından sarsıcı bir eser. Victor Hugo, hikâyeye ulaşmadan önce bize bu romanın neden yazdığını ve dönemin tarihsel arka planını aktararak, eserin sadece edebi değil, toplumsal bir amaç olduğunu gösteriyor. Romanın kahramanı isimsiz. Hiçbir zaman kim olduğunu öğrenemiyoruz. Ama belki de bu, en detaylı şekilde anlatılır. Çünkü bence “O”, her birimizi temsil ediyor . Peki neden böyle düşünüyorum?.. Çünkü bu hikaye yalnızca bir mahkumun sonunu anlatmıyor; insanın varoluşsal korkularını , adalet sisteminin karşısındaki çaresizliğini , toplumun duyarlılığını ve ölümün insanın üzerinde kaçınılmaz olarak ortaya çıktığını ortaya koyar. Kahraman isimsizdir, çünkü bu idam , her yerde, herhangi birimizin başına da gelebilir. Bir kimlik vermemesi, okuyucunun onunla özdeşleşmesini sağlar. Mahkûmun korkuları, umutları, üzüntüleri, insanın evrensel değerleridir. Victor Hugo, özellikle Fransa'da giyotinle tutulanların sıradanlaştırılmasına karşı çıkar. Roman boyunca bunu adım adım izleriz: Mahkûm artık ne mahkûmdur ne de bir suçlu; o sadece “ölmeyi bekleyen bir insan”dır. Saatler ilerledikçe yaşadığı korku ve umutsuzluk, okuyucunun içine işler. Ayrıca Hugo, idamı yalnızca bireysel bir yıkım olarak sunmaz. Toplumun bu yıkıma nasıl göz yumduğunu, hatta onu nasıl “seyrettiğini” de gösterir. Roman boyunca seyirciler, meraklı kalabalık, gazeteciler gibi figürlerle bu rahatsız edici gerçek sürekli yüzümüze vurulur. Son sayfalara geldiğimizde artık biz de o mahkûmla birlikte nefes alıp verir, son sabaha uyanır ve mahkûm çıkarıldığında, onun gibi içimiz sıkışır. Victor Hugo, hiçbir zaman açık "idam kaldırılmalıdır" demez, çünkü bu romanın her bölümü zaten başlı başına bir çığlıktır.
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,7bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
9/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2025 23:15
“Nietzsche Ağladığında”, gerçek tarihi figürleri ve kurgusal anlatımı ustalıkla harmanlayarak insan zihninin karmaşıklığını ve acının dönüştürücü gücünü gözler önüne seriyor. Roman, özgürlük, takıntılar ve içsel mücadele temaları üzerinden derin felsefi sorular sorarken, okuyucuyu da kendi iç dünyasında bir yolculuğa çıkarıyor. Dr. Breuer ve Nietzsche’nin sohbetlerinde, okuyucu kendini bu iki büyük zihnin tartışmalarının tam ortasında buluyor. Onların yaşadığı duygusal dalgalanmalar, sorgulamalar ve kırılmalar bana da dokundu; zaman zaman onlarla birlikte üzüldüm, güldüm, öfkelendim. Sorulan her soruda, “Ben olsam nasıl cevap verirdim?” diye kendime dönüp baktım ve çoğu zaman cevap bulamadım. Bu yönüyle roman, sadece bir okuma deneyimi değil, aynı zamanda derin bir kendini sorgulama süreci haline geliyor. Dilinin sadeliği ve akıcılığı sayesinde, roman ne yormuyor ne de kolayca geçiştiriliyor; tam tersine düşündürerek içimize işliyor. Ve en önemlisi, hepimizin hayatında bir şekilde var olan “Bertha” kavramını sembolize eden o takıntılı, bırakılamayan ama aynı zamanda yüzleşilmesi gereken yanlarımızı ortaya koyuyor. Sonuç olarak, “Nietzsche Ağladığında” sadece Nietzsche veya Breuer’in hikayesi değil; her okuyucunun kendi içindeki mücadeleyle yüzleşmesi için yazılmış bir ayna niteliğinde.”
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2025 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2025 15:22
Kitabı genel anlamda beğendim. Sade ve anlaşılır bir dil kullanılmış. Hemen herkesin maruz kaldığı "Manipülasyon tekniklerine, bunları nasıl farkedebileceğimizi örnekler vererek açıklamış."Farkındalık oluşturur mu? Kesinlikle evet. Basit ve normal gelen şeylerin manipülasyon olduğu cümleler halinde anlatılıyor. Evet ya bunu ben de duydum bana da bu söyleniyor vb cümleleri sizde kuracaksınız. Özellikle erkek kadın ilişkilerinde hemcinslerimin farkinda olmadan nasıl manipüle edildiği ve bunun farkına varmak için neler yapılması gerektiği de anlatılıyor. Tavsiye ederim:)))
Seni Yoran Her Şeyi BırakMüthiş Psikoloji · Destek Yayınları · 20237,2bin okunma
Puan vermedi·319 syf.··
2025 2. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2025 22:20
Kitabı okuyup bitirmek iki haftamı aldı.Başta okurken beni zorlamadı. Çünkü Felix'in hayatı ilgimi çekmişti. Ancak ortalara doğru birçok okurun da dediği gibi betimlemeler fazla olduğu için zorladı. İlk yüz sayfaya kadar çok fazla diyalog olmadığı için de kopuk kopuk okumak durumunda kaldım. Çünkü beni sıkmaya başladı. Ama iyi ki sonuna kadar dayanmış ve okumuşum. Evet betimlemeler fazla ki buda yazarın dilinin ve anlatımın gücünün ne denli kuvvetli olduğunu gösteriyor. Kitabın arasında serpiştirilmiş mektuplar benim okurken en çok zevk aldığım bölümdü. Anne sevgisi olmadan büyüyüyen Felix'in aşkının annesiz büyümesinden mi tutkudan mı olduğunu bence kitabın sonlarına doğru anlıyorsunuz. Ailenin ne denli önemli olduğunu bence başat karakterlerden anlıyoruz. Eş seçerken eksik olan neyse onu tamamlamaya çalışıyoruz. Yani iki yarım bir bütün olmaya çalışıyor. Ama iki yarımın bir bütün olması muhtemel mi? Ben kesinlikle kitaba şans vermenizi istiyorum. Çünkü gerçekten sonunda sizde güzel duygular bırakacağına inanıyorum. İyi okumalar ....
Vadideki ZambakHonore de Balzac · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202553,1bin okunma
Puan vermedi·282 syf.··
2024 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2024 21:43
Kitabı beğendim. Pişmanlıkları ve keşkeleri olan her insan okumalı. Neyi istediğimizden çok neden istediğimizi bilmeliyiz . Veya gerçekten istediğimiz şeyler olunca mutlu olacak mıyız? Gerçekten istiyor muyuz o çok olmasını istediğimiz şeyi. Kitapta en çok beğendiğim şey mutlu olmamız için çok büyük bir şey olmasına gerek olmadığı,küçük şeylerin dahi bizi mutlu edebileceği vurgusu. Belki sadece bir yürüyüş, belki sıcacık bir evde sıcak bir kahve,belki çok sevdiğimiz arkadaşımızla güzel bir sohbet ... Belki de var olanla yetinip, mutlu olmak. İşte bunlar tamamen insanın bakış açısı ile alakalı. Bakış açını değiştirirsen aslında uzakta aradığın fırsatların başucunda olduğunu görürsün:)))
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,6bin okunma