sayfa 32
Onun bedeni ,ruhunun giysisinden öte bir şeydi. Ruhunun zuhur etmesi , içindeki ilahi özün saf ve zarif bir cisme bürünmesiydi. Bu hayatın ötesinde bir hayat yoktu ona göre; hayat o anda ve oradaydı ,sonrasıysa sonsuz kör karanlıktı. Oysa kızın gözlerinde gördüğü şey ruhtu…hiçbir zaman ölmeyecek olan ebedi ruh.
sayfa 460
Onu gerçekten sevmediğini şimdi anlamıştı. Sevdiği şey Ruth değil, idealize ettiği ,kendi kafasında yarattığı uhrevi bir şeydi; kendi aşk şiirlerindeki ışık saçan ruhtu.
İnsanoğlu aşağılık duygularıyla başa çıkmada zorlanır.Üstün bir başarı ,yetenek veya gücün karşısında çoğu kez rahatsız ve huzursuz oluruz; bunun nedeni çoğunlukla şişirilmiş bir kendilik duygumuzun olmasıdır ve bizi aşan insanlarla karşılaştığımızda aslında vasat olduğumuz ya da en azından düşündüğümüz kadar parlak olmadığımız açık hale gelir.Benlik imajımızdaki bu bozulma çirkin duygulara yol açmaksızın uzun süre kalamaz. Başlangıçta kıskançlık duyarız. Üstün olan kişinin yeteneği veya becerisine sahip olsak mutlu olurduk. Ama kıskançlık bizi ne rahatlık ne de eşitliğe yaklaştırır. Sosyal olarak kabul görmediği için bu duyguyu kabul de edemeyiz, kıskançlık hissetmek aşağılık duygusu hissetmeyi kabul etmektir.