Ne ayrılık vardı ne de vedalaşma,
Bu mücadele de bunlar yoktu
Bu ülkede artık bunlar olmayacaktı
Güneşe taşınmış ruhlarımız toprağa karışacak ayrılıp gittim demeyeceğim
Hüzünlü durmayacağım ardından
‘G’özlerine yapışıp kalmayacak gözlerim
Vedalaşmayacağım seninle
Çünkü nefret ederim artık vedalaşmaktan..
Ne yitip giden düş ne geri dönmeyecek bir özlem,
Kaybolan bir sevda da değilsin seni yaşayan direnen herşey de görürüm
Görmek istersen beni eğer sabah yıldızına bir tebessüm yolla ve yüreğini söküp atmamışsan hala akşam yıldızı yada sabah yeli bizi taşıyacaktır
Varacağımız yere….
Ne zaman seni düşünsem
Bir Ceylan su içmeye iner
Çayırları büyürken görürüm
Her akşam seninle
Yeşil bir zeytin tanesi
Bir parça mavi deniz alır beni
Seni düşündükçe
Gül dikiyorum elimin değdiği yere
Atlara su veriyorum
Daha bir Seviyorum Dağları…
Ve sen daha demincek,
Yıllar da geçse demincek
Bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm
Ömrümün sebebi, ustam, sevgilim
Yaran derine gitmiş
Fitil tutmaz, bilirim
Ama hesap dağlardadır
Umut dağlarla…