Bir kitap; sadece tat almak veya vakit geçirmek için değil; düşünmek, sorgulamak, keşfetmek için okunmalı bence. "Cehhennme Övgü" adlı kitapta tam olarak bu işlevi gören bir kitap. Yaşamın her yönünü eleştirel bir anlatımla ele almış; bize dayatılan yaşam biçimlerini, içinde olduğumuz sistemin tutarsızlıklarını, kavramların
ve tanımlamaların çoğu zaman bizi kısıtladığını ifade etmiş.Seçtiğimizi sandığımız bir çok şeyin aslında seçim olmadığına, başta aile olmak üzere bütün kurumların statükocu bir anlayışla üstümüzde hakimiyet kurmaya çalıstıkları fikrine bir kez daha inandırdı. Bunun yanında apaçık görünen fakat yok sayılan tüketim bağımlılığı, yoksulluk, cinsiyet eşitsizliği, kitle iletişim araçlarının birey ve toplum üzerindeki etkisi gibi bir çok sosyolojik sorunsala da değinmiş.
Kolaya kaçıp her şeyi sunulduğu gibi kabul etmenin, başka bir deyişle gönüllü tutsaklığın ifade edilmiş biçimi diyebilirim bu kitap için... Okurken ne kadar da tutucuymuşum dedim, hayret ettim...
Düşündürenlerimiz çok olsun...