Milyonlarca insanın bir hiçlik gibi, inisiyatif gücü ya da yeteneğinden yoksun canlı cesetler gibi, başkalarına servet yığarken, bunun faturasını solgun, donuk ve perişan hale gelmekle ödeyen etten kemikten makineler olmalarını talep eden şey, özel mülkiyettir.
Toplumun her birimi açısından özgürlük ve imkânlar arttıkça, birey de toplum da daha iyi bir yola girecek, daha yaratıcı ve yapıcı bir hayat bütünlüğü sağlanacaktır.
Herkes bilmelidir ki, siyaset sürecinin iyi niyetli yolları gizli tuzaklarla doludur: ipleri elinde tutma, entrika, pohpohlama, yalan söyleme, kandırma; esasında siyasetçi adayı her vaadin aldatıcılığı sayesinde başarıya ulaşabilir. Buna bir de, artık kimsenin o insan bozuntusundan bir umudu kalmayana kadar süren karakter ve inançlardaki ahlaki bozulma eklenir. Halk, bu siyasetçilere tekrar tekrar güvenecek kadar akılsızlık etmiştir, ama sonunda kendisini hep ihanete uğramış ve aldatılmış bulur.