Bugün, herkesin ruhu bir hapishaneye kapatılmış, bütün yürekler zincire vurulmuş, yaralı ve sakat kalmışken, insan doğası diye bir şeyden nasıl bahsedilebilir ki?
Eğer toplum, tembel bir sınıfı içinde barındırmanın yol açtığı israf ve masraflardan ve bu tembel sınıfı korumak için kullanılan araçların büyük maliyetinden kurtulabilseydi, masalar herkes için, hatta arada sırada tembellik yapan bireyler için bile bolluk içinde olurdu.
Hiç durmadan çalışanların asla bir şeye sahip olmadığı, buna karşılık hiç çalışmayın her şeyin keyfini çıkardığı bir toplumda, çıkarların dayanışması söz konusu olamaz; bu yüzden toplumsal uyum bir söylenceden ibarettir.