Devlet, hiç aksamadan vergi ödeyen bir makineye, hiç açık vermeyen bir hazineye ve iki duvar arasındaki düz çizgide mahcup bir şekilde yürüyen bir koyun sürüsü gibi monoton, itaatkâr, renksiz, ruhsuz bir halka ihtiyaç duyar.
Yasa, insanı bir nebzecik olsun adil kılmaz; ve yasaya duydukları saygı nedeniyle iyi niyetli insanlar bile her gün adaletsizliğin vekillerine dönüşürler.
Oscar Wilde kusursuz kişiliği," kusursuz koşullar altında gelişen, incinmemiş, sakatlanmamış ya da tehdit altında olmayan kişilik" olarak tanımlar. Bu durumda kusursuz kişilik yalnızca, insanın çalışma biçimi, çalışma koşulları ve çalışıp çalışmamayı seçme özgürlüğünün olduğu bir toplumda mümkündür.
İnsan yalnızca emeğinin ürünleri üzerinde değil, yaptığı şeyler olan ilgisi ya da tutkusu, özgür inisiyatif ve orijinallik gücü bağlamında da soyguna uğrayabilir.