günün birinde bir derviş, bir kucak dolusu elmayla bayırları aşan genç bir kıza rastlamış: "nereye gidersin, ne doldurdun kucağına?" diye merakla sormuş. uzak bir tarlayı işaret etmiş genç kız: "sevdiğim orada ona elma götürüyorum." demiş.
"onlar biraz fazla değil mi? bir kişi hepsini bitiremez." diye söylemiş derviş.
genç kız, şaşkın şaşkın dervişe bakarak: "insan sevdiğine götürdüğü şeyi sayar mı hiç?" demiş ve neşe içinde sevdiğine doğru yürümeye devam etmiş.
derviş ise, anlamış hatasını ve usulca koparmış tesbihinin ipini.