Tamamen kendim hatırlamak için oluşturduğum bir alıntı. Jean Valjean Cosette’ye son mektubunda altı yüz bin frankı nasıl kazandığını anlattığı kısımda bir maddeden bahsediyor. Bu madde terebentin; irinli aseptik yangı oluşturan bir maddedir. Prof. dr. Hüdaverdi Erer’in genel patoloji adlı kitabında 32. sayfada terpentin yağının nasıl irinli yangı oluşturduğunu anlatır.
Çağdaş idealin sanatta bir tarzı, bilimde bir yöntemi vardır. Şairlerin toplumsal zarafet denen o yüce hayali bilimle gerçekleşecektir. A+B cenneti yeniden yaratır. Uygarlığın ulaştığı bu noktada kesinlik gerçekten büyük olanın olmazsa olmaz bir unsurudur ve bilimsellik sanatçı duyarlılığına sadece hizmet etmez, onu tamamlar, düşler hesaplanmalıdır. Fetheden bir sanat bilimden destek almalıdır. Dayanağın sağlam olması önemlidir. Çağdaş düşünce Hint dehasının taşıtına binen eski Yunan'ın dehasıdır; fil üstündeki İskender'dir.
Dogmanın içinde taşlaşmış ya da kâr hırsıyla gözü dönmüş ırklar uygarlığın gelişimine uygun değildirler. Putun ya da paranın önünde diz çökmek yürüyen kasları, ilerleyer iradeyi köreltir. Ruhban ya da tüccar takımının hiyerarşisi bir halkın parlaklığını soldurur, seviyesini düşürerek ufkunu daraltır ve evrensel hedefin hem ilahi hem insani zekasın ondan geri alarak onun sömürgeci bir ulusa dönüşmesin yol açar. Babil'in ideali yoktu, Kartaca'nın ideali yoktu. Atina ve Roma'nın idealleri vardı ve bu ikisi yüzyılların karanlık yoğunluğu içinde bile uygarlığın halelerini muhafaz etmişlerdir.