Resul Çoban

Resul Çoban
@Rslcbn
Regular student
Veteriner fakültesi
12 Eylül
8 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
Bugün Kapitalizm, ancak öyle bir BURJUVA SOSYALİZMİ'nin yarattığı "EMNİYET SÜPABI" ile ayakta durabiliyor. Bu emniyet sübabı sayesinde, bir taşla birçok kuşlar vuruluyor. Bir yanda yer yer pas- lanıp delinmeye yüz tutmuş Emperyalizm kazanının patlaması önleniyor. Öte yandan asıl amaç İşçi Sınıfını avlamaktır. İşçi Sınıfı her eğiliminde Sosyalizme dört elle sarılıyor. İşçi Sınıfının namuslu ve bilinçli hareketini en iyi baltalamak, ancak arkadan vurmakla başarılı olur. Onun için proletaryanın hareketi burjuva sosyalizminin sis perdeleriyle göz gözü görmez hale getirilir ve tanınmaz kılıklara sokulabilir. İşte iki sosyal üst sınıfın (KAPİTALİST VE BÜYÜK MÜLK-TOPRAK SAHİPLERİ sınıflarının) meşhur iki klasik "ÇİFTE PARTİSİ" dışında, başka birçok partilerin piyasaya dökülmesi böyle oldu. Özellikle "İŞÇİ PARTİLERİ"ne yahut "SOSYALİST PARTİLERİ"ne, hatta "KOMÜNİST PARTİLERİ"ne karşı İşveren Sınıfının "TOLERANS" göstermesi, gerekince el altından yardımlarda bulunması o gerekçe ile oldu.
İnsan
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kapitalizm biraz gelişti mi, sermaye santralizasyonu (merkezileşmesi, yaygınlığına derleşip toplaşması) ve sermaye konsantrasyonu (koygunlaşması, yani yüksekliğine derleşip toplaşması) kaçınılmaz olur. Kapitalist sınıfının kendi içinde bile ufaklar ve cılızlar rekabetle alaşağı edilir. "Milyoner olmak" yahut fabrikatör olmak, her kula nasip olmaz. Bu sefer, zenginleşmek sevdasının parlak kuruntu tahtından teker meker yuvarlanan orta ve küçük kapitalistlere bir umut kapısı açmak gerekir. Bu kapı İşçi Sınıfı'nın "SOSYALİZM" geleneğinde gizlidir.
İnsan
Azıtacak küçük burjuva maskaralıkları saman alevi kadar ömürsüz olur. Finans-Kapitalin gizli açık, silahlı silahsız resmi güçleri büyüktür. Sokaklar dolusu zavallı insanlar yarı aç ve işsiz bırakılmıştır. Bunların içlerinden, maaşı verilince Cehenneme dahi gidecek pek çok insan bulunur. Bu gibiler belli bir kılık ve para ile gizli açık, sivil çeteler halinde teşkilatlandırılır. Öteki aç ve işsiz kardeşleri üstüne saldırtılır. Emperyalist politikanın bu oyununa adıyla sanıyla FAŞİZM denir. Bir avuç Finans-Kapital plütokrasisi, elindeki müthiş sermayeye, müthiş devlete, müthiş orduya ve müthiş polise güvenir. Silahlı şebekeler kısaca ayarlanır. Açı aça, işsizi işsize, kardeşi kardeşe, babayı oğula düşürmenin çeşitleri becerilir. Halk tabakaları halk tabakalarına ezdirilir. İnsanlara yazık mı olur? Kapitalizm için "it de ölürse kârdan, kurtta ölürse kârdandır". Çivi çivi ile sökülür. Bugün, kapitalist dünyada tümüyle oynanan SİYASİ PARTİLER OYUNU kısaca budur.
İnsan ve Hayat
Bırakın herkes istediği partiyi kursun. Partiler ne denli çoğalırsa, ezilen ve sömürülen alt sınıf ve tabakaların dünyayı net görmeleri o denli imkansız olur. Demokrasi panayırında bol bol çıkarılan politika curcunaları memleketi çarçabuk Babil Kulesi'ne çevirir. Oligarşi zümresi Finans-Kapital ve devlet ağalarıyla yüzyıllardan beri kurulu dalyanında gittikçe daha bereketli avcılıklar geliştirir. İngiltere ve Amerika dışında kalan irili ufaklı kapi- talist ülkelerde "DEMOKRASİ" adı verilen ÇOK PARTİLİ oyunun anlamı budur.
Hayat ve İnsan
Kültürümüze en yakın iki olayı alalım. İslam toplumunda Mekke'nin Tefeci-Bezirgan kodamanları, ilkin Ebu-Süfyanlar, sonra oğulları Muaviyeler idi. Bunlar ülkücü "MUŞTULANMIŞ HALİFELER" (Hülefa'i Raşidin) iktidarını ele geçirmek istedikleri zaman ne yaptılar? Biliyoruz, Mekke kodamanları- nın çoğu "GÖNÜLLERİ UZLAŞTIRILMIŞ" (Müellifetül- kulup) denilen Müslümanlardı. Gönülleri neye uzlaştırılmıştı? Müslümanlığa. Nasıl uzlaştırılmıştı? Para ile. Yani, pratik gerçekçi olan Hazreti Muhammed, Mekke kenti içinde bir an önce birliği sağlamak istiyordu. Ancak, o birlikle cihan görevine daha çabuk girişebilirdi. Müslüman olmamakta inatla direnen Mekke mütegallibesinin paraya taptığını biliyordu. Onları para ile Müslüman etmişti. Ganimetten bu kodamanlara da bir pay ayırmayı Kur'ana kadar soktu. Yeryüzünde Müslümanlık büyük başarılar kazanır kazanmaz, o parayla Müslüman olanların huyları depreşti. Bütün ganimetlerin ve fütuhatın üzerine oturabilmek için, yürekten gerçek Müslüman olan "Muştulanmış Halifeler"i (Ebubekir, Ömer, Osman, Ali'yi) sona erdirmek istediler. Onların devrimci gelenekleri derin Müslüman demokrasisi idi. Mekke vurguncuları son "Muştulanmış Halife" Ali'nin kişiliğinde Müslüman demokrasisini kökünden kazımağa kalkıştılar. Ne ile? Gene Müslüman demokrasisinin temelinde yatan İlkel Sosyalizm Barbar gelenekleriyle. Önlerine çıkan son engel Halife (Peygamber vekili) Ali idi. Onunla, bahaneler bulup Siffiyn savaşmasına giriştiler. Mekke Tefeci-Bezirgan çocukları için, din iman, bir mintan, çıkar ve para idi. Onlara Müslüman olmaları için Kur'an hükmüyle sağlanmış bulunan parayı ikinci "Muştulanmış Halife" Ömer ortadan kaldırmıştı. Ali daha da ileriye gidebilirdi. Mekke vurguncuları İslam dini içinde seçimle iktidara gelen Cumhuriyet sistemini Antika müstebit krallığa
Sayfa 55·Kitabı okudu
İnsan