Rüveyda

Rüveyda
@Ru_______
Öğretmen
İstanbul Üniversitesi
İstanbul
Malatya
9 kütüphaneci puanı
3624 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·36 syf.··
2025 38. kitabı
“Kelimelerin Susup Kalbin Konuştuğu Bir Hikâye” Sayfalarında tek bir kelime yok… çünkü bu hikâye konuşmayı çizimlere bırakıyor. İzleyen değil “gören” bir okuru çağırıyor. Çocuklarla birlikte her sayfayı adım adım okuyarak, ifadeleri, beden dilini ve değişen duyguları görsel okuma yoluyla keşfetmenizi istiyor. Kalabalığın içinde yalnız kalan bir çocuğun hikâyesi bu… Yeni gelen bir kızın, zorba biri tarafından dışlanmasıyla başlıyor. Önce kimse fark etmiyor; sonra bir çocuk cesaret edip adım atıyor. Sessiz bir iyilik, diğer çocuklara da bulaşıyor; küçük bir yaklaşma, büyük bir dayanışma halkasına dönüşüyor. Kitap kelimelere hiç ihtiyaç duymadan şunu söylüyor: Cesaret görünmezdir ama etkisi görünür. İyilik sessizdir ama yayıldıkça güçlenir. Sınıfta oluşabilecek dışlama, isim takma, görmezden gelme gibi görünmez zorbalıkları fark ettirmek için çok etkili bir kitap. Görselleri çocuklarla sohbet etmek, empati kurmak ve “Sen olsaydın ne yapardın?” sorusunu tartışmak için mükemmel bir alan açıyor. Sessizliğiyle konuşan, kalabalığın içinde yalnız hissettiren duyguları görünür yapan, sonunda da bize şunu öğreten bir hikâye: Bir kişi yanında durduğunda, yalnızlık küçülür; iyilik büyür. Bu sessiz kitap, 4–10 yaş arası çocuklar için uygun; ancak anlattığı evrensel duygular sayesinde her yaşın kalbine dokunabilecek bir güce sahip.
Vanessa'nın YanındayımKerascoët · Redhouse Kidz Yayınları · 201851 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Rüveyda

, bir kitap okudu
Puan vermedi·36 syf.··
2025 38. kitabı
Kerascoët
9.1/10 · 51 okunma
Puan vermedi·48 syf.··
2025 37. kitabı
Bilginin peşine düşen bir çocuk, masal anlatmayı seven bir dede ve karanlık bir odadan sızan küçük bir ışık…” Bu kitap, hem masalın sıcaklığını hem bilimin keşif heyecanını aynı hikâyede buluşturuyor. Yusuf, “Masallar Kralı” dedesiyle sohbet ederken kendini bir anda Taşan Nehir Krallığı’nda buluyor. Krallığı kurtarmakla görevlendirilen küçük Heysem, sözünü tutamayınca karanlık bir odaya kapatılıyor. İşte o oda, hikâyenin kırılma noktası… Minik bir delikten geçen ışık, duvardaki görüntüyü ters yansıtıyor ve Heysem bu şaşırtıcı durumu anlamlandırmaya çalışırken, aslında tarihin en önemli bilimsel buluşlarından birine ilham oluyor. Kitap, çocuklara yalnızca bir macera sunmuyor; aynı zamanda görme olayı, ışığın hareketi, gölgenin yönü, yansıma, camera obscura, yani karanlık oda prensibini sezdiriyor. Finalde yer alan İbn-i Heysem biyografisi ise bu masalsı yolculuğu bilimsel bir zemine oturtuyor. Çocuklar hem bir masal dinliyor hem de fotoğraf makinelerinin nasıl çalıştığına dair temel bir fikir ediniyor. Dede–torun ilişkisi, mizah, keşfetme cesareti ve merak duygusu o kadar güzel örülmüş ki; kitap hem duygusal hem öğretici bir bütünlük taşıyor. Karanlıkta bulunan ışığın, doğru bakıldığında büyük bir bilgiye dönüşmesi, çocuklara “Bir keşif bazen küçücük bir fark edişle başlar” mesajını veriyor. 8 yaş ve üzeri; özellikle merak eden, soru soran, deney yapmayı seven çocuklar için ideal. Bu kitap, sınıfta bilimsel sorgulama başlatmak, merak uyandırmak ve bir bilginin arkasındaki hikâyeyi keşfetmek için harika bir kaynak. Son cümlesi ise hem öğretmenlere hem çocuklara ilham olur nitelikte: Bilmek havalıdır!
HeysemDidem Demirel · Ketebe Çocuk · 202363 okunma
9/10
·32 syf.··
2025 36. kitabı
Mutluluk… Bazen bir sözde saklıdır, bazen yolda, bazen de en küçük anın içinde. Fakat çoğu zaman onu ararken en uzağa bakar, yakınımızdakini fark etmeyi unutup kalabalık yolları dolaşırız. “Nedir Bu Mutluluk?” tam da bu arayışın hikâyesi. Meraklı küçük fare Fırfır, bir sabah köstebek arkadaşıyla güneşin sıcaklığını paylaşırken “Herkes mutluluğu bulmaktan bahsediyor,” der ve kendini uzun, yorucu, fakat öğretici bir yolculuğun içinde bulur. Ormanın kapı kapı dolaşılan bu yolculuğunda herkes mutluluğu başka türlü tarif eder: Tilki zenginliği, ayı yetkiyi, yaşlı porsuk gençliği, rakun tanınmayı, çalı kuşu sevilmeyi, sincaplar hiç kavga etmemeyi, tavşanlar ise kalabalık olmayı ve eğlenmeyi mutluluk sanmaktadır. Her tarif başka bir hayatın penceresidir ama hiçbiri Fırfır’ın içindeki boşluğu doldurmaz. Fırfır tüm gün ormanı dolaşır; koşar, sorar, dinler… Ama güneş batarken hâlâ mutluluğu bulamamış olmanın hüznünü taşımaktadır. Ta ki köstebek dostu ona sessizce “Mutluluk başka yerde değil ki… Mutluluk senin elinde. Küçük şeylerle bile mutlu olabilirsin,” deyinceye kadar. Bu söz Fırfır’ın içinde bir ışık yakar. Yüzüne dokunan hafif yaz esintisini hissederken, dostuyla yan yana oturup manzarayı izlerken birden içini ısıtan o tanıdık duygu belirir: Mutluluk işte budur; yakınında olan, fark ettiğinde büyüyen, kalbinin tam ortasında duran bir his. Birlikte olmak, paylaşılmayan anları paylaşmak, sıradan görünen bir manzaranın kıymetini bilmek, yüreği ısıtan o küçük duyguyu fark etmek… Hikâye, çocuklara güçlü bir mesaj verir: Mutluluk dışarıda değil, içeridedir; başkasının avucunda değil, kendi kalbimizdedir. Sade dili, sıcak atmosferi ve değerli alt metniyle kitap, büyük bir hakikati incitmeden, yumuşacık bir dille anlatır: “Mutluluk aradığın yerde değil, fark ettiğin yerdedir.” Bu
1000Kitap
Bir Parça Mutluluk ArıyorumNeele Reiss · İş Bankası Kültür Yayınları · 202066 okunma