Rüveyda

Rüveyda
@Ru_______
Öğretmen
İstanbul Üniversitesi
İstanbul
Malatya
9 kütüphaneci puanı
3624 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
9/10
·40 syf.··
2024 1. kitabı
Michal Snunit’in Gönül Kuşu, çocuk edebiyatının en dingin, en yalın ama en derin metinlerinden biri. Yazar, insan ruhunun karmaşık yapısını bir kuş metaforunun içine ustalıkla yerleştiriyor ve okuru hem çocukça bir merakla hem de yetişkinlere özgü bir iç muhasebeyle baş başa bırakıyor. Kitabın merkezindeki “kutular” metaforu, duyguların görünmeyen ama her an kapımızı çalabilecek hallerini temsil ediyor. Mutluluk, öfke, sabırsızlık, umut, umutsuzluk, kıskançlık… Her biri içimizde bir yerde saklı; bazen tek bir hareketle açılıyor, bazen de en ihtiyaç duyduğumuz anda kilitli kalıyor. Snunit’in en büyük başarısı, çocuklara duygusal farkındalığı öğretirken bunu öğretici bir dille değil, şiirsel bir anlatım ve simgesel bir dünya üzerinden yapması. Metin boyunca Gönül Kuşu’nun tek ayağıyla kutuları açması, duyguların ne kadar ince bir dengeyle yönetildiğine işaret ediyor. Bazen yerine göre davranıyoruz, bazen tüm niyetimize rağmen yanlış kutu açılıyor; tıpkı hayatın içinde “böyle olsun istememiştim” dediğimiz anlar gibi. Bu yönüyle kitap, çocuklara olduğu kadar yetişkinlere de seslenen bir ruh rehberi niteliği taşıyor. Resimlemeler, yumuşak tonları, pastel dokuları ve sembolik ayrıntılarıyla metnin ruhunu destekliyor. Özellikle ağaçların yaprak döküşü ya da yeniden çiçeklenişi, duyguların geçiciliğini ve yenilenmesini görünür kılıyor. Gönül Kuşu’nun her sayfada başka bir duyguyla karşımıza çıkması ise çocuk okura empati kurma fırsatı veriyor: “Benim içimdeki kuş bugün hangi kutuyu açtı?” sorusu kendiliğinden oluşuyor. Kitabın en güçlü kısmı ise finalde saklı: Herkeste bir Gönül Kuşu vardır ama herkes onu aynı sıklıkta duymaz. Kimi her gün, kimi bir ömür yalnızca bir kez… Bu cümle, metni çocuk kitabı olmaktan çıkarıp bir içsel farkındalık metni hâline getiriyor. Yazar,
Gönül KuşuMichal Snunit · Mavi Bulut Yayıncılık · 201731 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·32 syf.··
2025 35. kitabı
Oliver Jeffers’ın yazdığı “Takılı Kaldı” adlı kitap, çocuk zihninin sınırsız deneme cesaretini ve hayatı oyun yoluyla çözme hâlini absürd mizahın en temiz örnekleriyle sunuyor. Floyd’un uçurtmasının bir ağaca takılmasıyla başlayan macera, çözüm arayışının giderek büyüyen ve komikleştikçe güçlenen bir döngüye dönüşüyor. Her fırlattığı nesnenin ağaca takılması, hikâyeye ritmini veren tekrarın kaynağı oluyor. Bu tekrar hem çocuğun ısrarını görünür kılıyor hem de okurun her sayfada “Acaba şimdi ne gelecek?” diye merak duymasını sağlıyor. Yazar, problemi çözmek için mantıklı düşünmek yerine içgüdüsel, sezgisel ve oyunbaz bir çözümler zinciri oluşturuyor. Hikâyenin komikliği tam da burada: Sorunu çözmek için yapılan her hamle sorunu daha da büyütüyor, ama çocuk zihninin bunu hiç önemsemeyişi okura büyük bir özgürlük hissi veriyor. Floyd’un uçurtmayı kurtarma çabası bir süre sonra çözümden çok yaratıcılığın kendisine dönüşüyor ve bitmek bilmeyen denemeleri küçük okura cesaret duygusu kazandırırken, yetişkin okur için tanıdık bir gerçeği hatırlatıyor: Bazen bir sorunu çözmek uğruna yaptıklarımız, sorunun kendisinden daha büyük bir karmaşa yaratır. Hikâyenin sonunda uçurtmanın, ağacın artık yer kalmamasıyla birlikte kendiliğinden aşağı düşmesi, sorunların kimi zaman kendi zamanında çözülebildiğine dair ince bir gülümseme bırakıyor. Floyd’un bütün gün yaşadıklarını unutup uykuya dalması ise çocukluğun o berrak hâlini yeniden hatırlatıyor; yapılan hatalar, ardında bıraktığı karmaşa ve eksikler, çocuk dünyasında çoğu zaman hafiflediği gibi. Bu kitap sınıf ortamında problem çözme becerilerini konuşmak için çok güçlü bir araç. Öğrencilerle “Floyd’un yerinde sen olsaydın ilk ne yapardın?”, “Daha etkili bir çözüm yolu olabilir miydi?”, “Her fırlattığı nesnenin ağaca takılması neyi
Takılı KaldıOliver Jeffers · Ketebe Çocuk · 202359 okunma

Rüveyda

, bir kitap okudu
Puan vermedi·32 syf.··
2025 35. kitabı
Oliver Jeffers
9.1/10 · 59 okunma
8/10
·32 syf.··
2025 23. kitabı
Bayram sabahının kokusunu, mutfaktan gelen sesleri, evin içindeki tatlı telaşı çocuk gözüyle anlatan bu hikâye; bir ailenin bayram hazırlığını, heyecanını ve birlikte olmanın sıcaklığını “çıtır çıtır” seslerle duyuruyor. Küçük bir çocuğun gözünden aktarılan öyküde, beklemek sabırsızlığa, sabırsızlık heyecana, heyecan ise koca bir gülümsemeye dönüşüyor. Her sayfada bayramın o tanıdık ayrıntılarını görmek mümkün: mutfakta hazırlanan tatlılar, ütülenmiş bayramlıklar, kapı ziliyle gelen akrabalar, ninenin sarılışı, bayram harçlığı… Metnin en güçlü yanı, sade ama duygusal derinliği yüksek dili. Betül Duran, çocukların iç dünyasındaki o sabırsız ama masum heyecanı çok doğal bir biçimde aktarıyor. “Acaba bayram mı geldi?” cümlesiyle başlayan merak, sayfalar ilerledikçe sevinç dolu bir neşeye dönüşüyor. Toktam Mollanoruzi’nin pastel tonlardaki illüstrasyonları da bu sıcaklığı tamamlıyor; evin içindeki hareketi, ışığı ve coşkuyu başarıyla yansıtıyor. Kitabın sonunda küçük kahramanımızın baklavayı yerken yüzündeki tatlı ifade, hikâyeyi tamamlıyor: çünkü bayram aslında “birlikte olmanın” tadıymış. Sade dili, tanıdık temaları ve duygusal sıcaklığıyla erken yaş gruplarına hitap eden bir hikâye. Bayram temasıyla “aile, paylaşma ve gelenekler” konularını işlemek için Türkçe veya Hayat Bilgisi derslerinde rahatlıkla kullanılabilir. Okuma sonrası öğrenciler “Benim bayram sabahım nasıl geçerdi?” başlıklı kısa bir yazı ya da resim çalışması yapabilirler.
Çıtır ÇıtırBetül Duran · Ketebe Çocuk · 202152 okunma
10/10
·32 syf.··
2025 25. kitabı
Hayatın büyüme, dönüşme ve vedalaşma döngüsünü iki küçük karakterin dostluğunda anlatan bu kitap; doğanın ritmini, zamanın geçişini ve dostluğun evrimini zarif bir sadelikle dile getiriyor. Bir gün, aynı vadide buluşan Çekirdek ile Yumurta birbirlerinden çok farklıdır. Biri toprağın sessizliğine, diğeri gökyüzünün hafifliğine aittir. Ama aralarındaki fark, onları ayırmak yerine birbirine bağlar. Çünkü her biri kendi içindeki potansiyelin peşindedir: biri kök salmanın, diğeri kanat çırpmanın. Beraber geçirdikleri günler, oyunlarla, merakla ve öğrenmeyle geçer. Ancak zaman, her dostluğu olduğu gibi onlarınkini de sınar. Çekirdek filizlenir, Yumurta çatlar; biri ağaca, diğeri kuşa dönüşür. Artık aynı vadide kalamayacaklardır. Kuş gökyüzüne, ağaç toprağa yazgılıdır. Ama ikisi de birbirini hiç unutmadan büyür. Yıllar sonra, gökyüzünde süzülen bir kuş, vadisine geri döner. Orada, bir zamanlar oyunlar oynadığı küçük çekirdeğin artık heybetli bir ağaca dönüştüğünü görür. Vedalar yerini buluşmalara, ayrılıklar hatıralara bırakır. Artık hikâye tamamlanmıştır: Yumurta anne olmuş, Çekirdek köklerinden yeni bir yaşam filizlendirmiştir. Bu büyülü hikâye, çocuklara büyümenin yalnızca değişmek değil, aynı zamanda paylaşmak ve devam etmek olduğunu fısıldıyor. Dostluklar şekil değiştirir ama sevgiler kök salar, hatıralar kanatlanır. David Litchfield’in pastel tonlardaki resimleri, doğanın renk döngüsünü adeta bir mevsimler senfonisine dönüştürüyor. Her sayfa, ışıkla ve umutla boyanmış. Alex Latimer’in sözcükleri ise bir şiir gibi akıyor; sade ama kalpten. “Çekirdek ile Yumurta” büyümek, bırakmak ve yeniden buluşmak üzerine yumuşacık bir hikâye. Okuduktan sonra içimizde hem biraz hüzün hem de derin bir huzur kalıyor. Çünkü bazı dostluklar, toprağın derininde ya da gökyüzünün bir
İnceleme
Çekirdek ile YumurtaAlex Latimer · Domingo Yayınevi Yayınları · 2021135 okunma