Beyaz Teyze’nin İyilik Dükkânı, kar tanelerinin sessiz huzurunu ve mahallenin sıcaklığını bir araya getiren yumuşacık bir kış masalı. Saçları erkenden beyazladığı için herkesin “Beyaz Teyze” dediği bu sevecen kadın, iplik dükkânında hem ip satıyor hem de el emeğiyle patikler, atkılar, eldivenler örüyor. Ona en büyük destek ise torunu İpek.
İpek, Beyaz Teyze’nin ördüğü her bir şeyi sokakta üşüyen kim varsa onlara ulaştırarak kendi küçük iyilik yolculuğunu başlatıyor. Ancak zamanla babaannesinin eskisi kadar hızlı öremediğini fark ediyor. İpek’in içinden geçen düşünce sade ama çok anlamlı: Eğer konu iyilikse, mutlaka el uzatan birileri vardır.
Tam da burada hikâyenin o güzel cümlesi çıkıyor karşımıza:
“Söz konusu iyilikse, destek olur herkes İpek’e.”
Ve gerçekten de öyle oluyor. Herkes Beyaz Teyze’nin dükkânına geliyor; sıcak çay, sohbet ve paylaşılan emek eşliğinde birlikte örüyorlar. Bir atkı birinin, bir eldiven bir başkasının elinden çıkıyor. Böylece İpek’in tek başına başlattığı küçük iyilik, kısa sürede bir topluluk hareketine dönüşüyor.
Hikâyenin sonunda, eskiden sadece “İplik Dükkânı” olan yer “İyilik Dükkânı” adını alıyor ve kitap şu zarif cümleyle kapanıyor:
“İyilikte yarışan herkes bu dükkânın baş tacı.”
Metnin dili sıcak, sade ve anlaşılır. Çizimler de kışın duruluğunu, örgülerin dokusunu ve karakterlerin içtenliğini çok güzel taşıyor.
Bu hikâye okul ortamı için de çok değerli bir kaynak:
– 4–8 yaş arası çocuklarla keyifle okunabilir.
– Değerler eğitimi, iyilik teması, topluluk bilinci ve yardımlaşma üzerine sohbetler için ideal.
– “İyilik ilmekleri”, “iyilik ağacı”, “sınıf atkısı”, “bugün kime nasıl destek oldum?” gibi etkinliklerle somutlaştırılabilir.
– PYP’de sorumluluk, topluluk, empati, paylaşma kavramlarıyla doğal bir ilişki kurar.
Hikâye