“Zaferin elde edilebilir olduğunu düşünerek mertçe savaştım. Fakat ruhuma verilen kuvvet bedenimden esirgenmiş… Yine de bende, gelecek yüzyılların kabul edecekleri bir şey var. Gelecek kuşaklar, ‘ölüm korkusu bilmezdi. Karakter gücü bakımından, herkesten yüksekti ve gerçek uğruna savaşmayı, tüm yaşama zevklerinden üstün tutardı, diyecekler”
‘Tanrı, insanı evrenin yasalarını öğrensin, onun güzelliklerini sevsin, ihtişamı karşısında şaşıp kalsın diye oluşumunun son gününde yarattı.
Tanrı, insanu belli bir yere bağlamadı, ona belli bir iş vermedi, hiçbir zorunluluk karşısında bırakmadı. Ona hareket yeteneği ve özgür bir irade bağışladı.
Yaratan, Âdem'e söyle dedi:
- Çevrene kolayca bakabilmen ve dünyada her şeyi görebilmen için seni dünyanın ortasına koydum. Sen ne ölümsüzsin, ne de ölümlü. Ne yer yaratığısın, ne de gök yaratığı. İstediğin şekil ve varlığa girebilmen, kendi kendini yoğurman için seni böyle yarattım. Hayvan haline düşüp sonsuzlaşabileceğin gibi, bir tanrı derecesine de yükselebilirsin. Hayvanlar, nasıl olmaları gerekirse öyle doğarlar. Melekler, daha başlangıçta ilelebet olacaklan gibidirler. Bir sen, özgür iradenle gelişiyor, büyüyorsun... Sen kendi kaderini kendin yoğuracaksan."
‘Kitaplar, Kuran’dakilerden bahsederse, faydasız demektir. Yok, söz konusu başka bir şeyse, o halde zararlıdır. Bunun için her iki halde de kitapları yakmalı’