Rûbaz Dağ

Rûbaz Dağ
@Rubaz
Az konuşan, çok yorulan..
Aristoteles’in gözleri önünde, bir değişmeler zinciri belirir: Topraktan ağaçlar biter. Ateş ağaçları yakar, duman göklere uçar, buğu doğar. Buğudan da su. Sudan yine, ırmakların dibine balçık halinde çöken toprak meydana gelir. Zincir tamamlanmıştır: Toprak-Ateş-hava-su ve yeniden torprak. Dünya, dört ana unsurdan kurulmuştur. Empedokles de ayn fikirdeydi. Bu dört unsur arasında, hep biri digerine çevrilir.
Sayfa 328
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Doğa yorulmadan, yeni yeni varlıklar yaratır ve bunların her biri, kendisinden öncekinden mükemmeldir. Doğa, mükemmelliğe birden erişemez. Çünkü madde buna direnir. Mermerin, heykeltıraş kalemine direndiği gibi. İnsan gerçekten son basamak mıdır ?
Sayfa 327
İnsan özgürlüğe kavuştuğunu sanıyordu. Oysa, özgürlük, birlikte köleliği de getirmişti. İnsan gerçeğe yaklaştığını sanırken gerçeğe giden yolun üstünde batıl inançlardan ve önyargılardan bir duvar yükseliyordu. İnsan zenginlikleriyle övünüyordu. Oysa zenginlikle yoksulluk el ele gelmişti. İnsan demir eritmeyi öğrendi. Ama demirden hem pulluk, hem kılıç yaptı.
Sayfa 299
Yüzyıllar sonra insanlar, ‘Doğada durgunluk olmadığını, doğanın durmadan değişip yenileştiğini’ ilk olarak Herakleitos anladı’ diyeceklerdi.
Sayfa 254
…insan, masal canavarını kılıçla değil, masala inancını kaybetmekle öldürüyordu.
Sayfa 225