Kitabı 2 günde bitirdim, dili akıcıydı. Genel çerçevede şunları söyleyebilirim; daha önce Japon edebiyatı okumamıştım, Osamu Dazai ya da gerçek adıyla Şuci Tsuşima tanıdığım ilk yazar oldu. Biyografisi oldukça trajikmiş, bu kitabında kendi hayatına ışık tutmuş diyebilirim. Kitap fazlasıyla melankolik, okurken “tutunamayan insan” tiplemesini hissettim. Kitap 1948’de yazılmasına rağmen günümüzde postmodern romanlarda gördüğümüz kendinden kaçış, bunalım, ait hissedememe.. gibi unsurlarla karşılaşıyoruz. Sonsözünde Mark Gibeau kitap hakkında güzel bir analizde bulunmuş. Osamu Dazai’nin diğer kitaplarına da bakmayı düşünüyorum.