Bundan elli yıl, belki de yüzyıl sonra mı? insanoğlunun bilgiden korkmadığı, artık zayıflığını “ahlâk kuralı” kisvesi altında saklamayacağı, “yapacaksın” zincirini kırma cesaretini bulduğu zamanlar da gelecek, işte o zaman insanlar benim yaşayan bilgeliğime açlık duyacak, işte o zaman insanlar, dürüst bir yaşam, inançsız ama keşiflerle dolu bir yaşam için benim kılavuzluğuma ihtiyaç duyacak. Zaferle dolu bir yaşam için. Şehvete karşı kazanılan bir zafer. Boyun eğmek için duyulan şehvetten daha büyük bir şehvet var mı?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Asıl mesele Josef, insanları etkilemek için akılcılığı bir kenara bırakıp daha aşağı düzeydeki becerileri kullanırsak, elimize geçenin daha ucuz ve daha aşağı düzeyde bir insan olacağıdır. İşe yarayan bir şey istediğinizi söylediğinizde, duygularınızı etkileyecek bir şey istediğinizi söylemek istiyorsunuz. Evet, bunun da uzmanları var elbet! Peki kimdir onlar? Rahipler! Onlar etkilemenin sırlarını iyi bilirler! İlahilerle sizi idare eder, göğe yükselen kuleleri ve kubbeleriyle bizi bodur bırakırlar; boyun eğme isteğini kamçılar, doğaüstü kılavuzlar, ölümden korunma, hatta ölümsüzlük teklif ederler. Ama bir de aldıkları bedele bakın -din köleliği; zayıfa karşı hürmet; bedene karşı, zevke karşı, bu dünyaya karşı nefret.
Hayır, bu tür bir teskin etme yolunu, bu insanlık dışı yöntemi kullanamayız! Aklımızın gücünü bilemek için daha iyi yollar bulmalıyız.
Ruhunda sükûnete kavuşmak ve mutlu olmak isteyen insanlar inanmalı ve iman etmelidir, ama hakikatin peşindeki insanlar iç huzurundan vazgeçip yaşamlarını bu sorgulamaya adamak zorundadır.