Reklamın uzun bir süre bıkıp usanmadan işin ekonomik yanına yönelik: "Satın alıyorum, tüketiyorum, keyif alıyorum" türünden bir dayatmayı hiç durmadan yinelemesinden sonra, bugün, akla gelebilecek her yöntemle: "Oyumu veriyorum, katılıyorum, ben buradayım, bu benim sorunum" türünden sözcükleri usanmadan yinelemesi bir rastlantı olamaz. Reklam paradoksal bir aşağılama, kamusal alanla ilgili her şeye karşı duyarsız kalındığını gösteren bir aynadır.