Ruken Türkan

Ruken Türkan
@Ruken___
Hêviya min dîtinek bû..
Sosyolog
Yüksek lisans
4 okur puanı
Ekim 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Geleneksel kapitalist kurumlar ve fabrikadan farklı bir yer olan hipermarket, gelecekte karşılaşacağımız her türlü toplumsal denetim biçimi, yani beden ve toplumsal yaşamın değişik işlevlerini (iş, boş zamanları değerlendirme, beslenme, sağlık, ulaşım, medya, kültür) tek bir benzer çatı (zaman-mekan) altında buluşturan bir modelden, tüm karşıt akımların kısır döngüleşmiş bir nitelik arz eden terimlerle yeniden yorumlanmasından başka bir şey değildir. Hipermarket, toplumsal yaşamın, bütün bir yerleşim ve trafik düzeninin tamamen işlemsel bir simülasyonla üretildiği zaman-mekandır.
Sayfa 110 - DOĞUBATI·Kitabı okudu
Sosyoloji
Reklam
İnsanın bakışlarını rahatlatacak bir rölyef, bir perspektif, bir ufuk noktasından yoksun olan hipermarket, hiç boşluk bırakılmadan yan yana sergilenen reklam panoları ve ürünlerin eşdeğer ve birbirini izleyen gösterge görevi yaptıkları total bir ekrana benzemektedir. Bu hipermarketlerde yalnız ön sahne düzenlemesiyle uğraşan, yani boşalan rafları düzenlemekle, tüketicilerin açtıkları delikleri tıkamakla görevli insanlar vardır. "Self-service" olayı bu derinlikten yoksun, yani her yeri birbirine benzeyen, alıcıyla satıcıyı karşı karşıya getirmediği gibi, insanlarla şeyleri biraraya getiren mekâna bir de doğrudan güdümleme özelliği eklemektedir. Peki, ama burada kim kimi güdümlüyor?
Sayfa 109 - DOĞUBATI·Kitabı okudu
Sosyoloji
Bugün simülakr üretimi ikiz ya da düplikasyon yoluyla değil genetik minyatürleştirmeyle gerçekleştirilmektedir. Kent konusunda da temsil etme ve için için kaynama süreçleri sona ermiştir, çünkü bundan böyle kentler de hiç kimseye ait olmayan ve her şeyi depolayıp hiçbir şeyi unutmayan bir bellek tarafından en küçük boyutlarına indirgenmektedir. Tersine döndürülmesi olanaksız, içkin, giderek yoğunlaşan, potansiyel olarak tıkanmış ve özgürleştirici bir patlamaya asla tanık olmayacak bir düzen simülasyonu.
Sayfa 104 - DOĞUBATI·Kitabı okudu
Sosyoloji
Geleneksel müzeyle birlikte bütün kültürler birbirlerine geçmiş, gruplaşmış, bölünmüş ve her şeyin estetize edilmeye başlanması kültürü hipergerçek bir şeye dönüştürmüştür. Oysa müze en azından bir bellek görevi yapmaktadır. Kültür daha önce hiç bugün olduğu gibi depolama ve yeniden bir işlev kazandırma adına belleğini yitirmemişti. "Uygar" dünyada adım başı karşılaşılan nesne stokları gibi genel bir olgu, insan stokları, kuyruklar, beklemeler, trafik sıkışıklıkları, (konsantrasyon) yoğunlaşmalar, kamplar gibi tamamlayıcı bir sürecin oluşturulmasına yol açmaktadır. "Kitle üretimi" denilen şey bu olup, bu kitlesel üretim ya da kitlelere hizmet amacıyla yapılan üretim değil, kitle üretmekle ilgili bir anlama sahiptir. Her türlü toplumsallaşma biçiminin nihai ürünü olan kitle bir anda toplumsallaşmaya son vermiştir. Çünkü bize toplumsalın kendisi olarak yutturulmaya çalışılan kitle, tam tersine toplumsalın için için kaynayıp ortadan kaybolduğu yerdir. Kitle, toplumsalın için için kaynadığı ve dur durak tanımayan bir simülasyon süreci tarafından yutulduğu, giderek yoğunlaşan bir şeydir.
Sayfa 100 - DOĞUBATI·Kitabı okudu
Sosyoloji
Bir katliamın unutulması da katliam türünden bir şeydir. Çünkü bir katliamı unutmak insanın bir belleği olduğunu, bir tarihle bir toplumun varlığını, vb. unutmak demektir. Bu unutma olayı en az katliam olayının kendisi kadar önemlidir, ancak bu arada, bizim bu katliam olayına tanık olabilme ve gerçekte neler olup bittiğini bilme şansımız sıfırdır.
Sayfa 76 - DOĞUBATI·Kitabı okudu
Sosyoloji
Reklam