Rukiye Sontürk

Rukiye Sontürk
@Rukiyecim
Yoksa, yarından korktuğumuz için, düne köle gibi bağlanacak mıyız?
Acı çekiyor, ama aynı zamanda bu acıdan haz alıyor; kendi insanlığımın, uçsuz bucaksız yetilerini tecrübe ettiğim, bilinmeyen ufuklarını keşfettiğim insan­lığımın hazzını duyuyordum.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Duygunun akıldan daha keskin zekalı olduğunu hissedi­yordum.
Doğayla bu kadar yüz yüze gelince, doğanın, şehrin kuru gürültüsü içinde harcan­mış olan büyüleyici sihrini, kadınların değersizİeştiril­miş, tutsak alınmış kadınlıklarını, erkeklerin mağrur ve tahakkümcü erkekliklerini, ayrıca bilimin sınırlı, etkisiz şamatasını kavramıştım.
Bu isyankar hareketlerim bana, korunmak için kendi dışımdaki hiçbir şeye sarılmamam gerektiğini gösteren, belli belirsiz bir kuvvet ve irade gücü vermişti. İçimdeki o şey, içinden bir yol geçmeyen, kocaman bir engelle kapatılmış olsa bile.
Bilim, öylesine körü körüne itaat ettiğim o zorba Tanrı, kalpteki kapakçıkların romatizmanın etki­si sonucunda bozulabileceğini niçin açıklayamıyordu bana? Genç bir kadının kalbi nasıl oluyor da sonsuza ka­dar durabiliyordu? Ölen bir kadın nasıl oluyor da canlı bir çocuğa hayat verebiliyor, bu ölü bedenden nasıl olu­yor da ufak bir hayat kıvılcımı doğabiliyordu? Hayat ate­şi nasıl bir parlayıp bir sönmüştü? İnsan nereden gelir, nereye giderdi?