Yüzerken oynarken veya konuşurken üstüme bir his çökerdi. İçimi dolduruşuyla, göğsümde yükselişiyle korkuya çok benzeyen bir histi bu. Aniden boşanan yaşlar gibi hızla gelirdi. Oysa İkisi de değildi korku ve yaşlar ağırken bu his kuş hafifliğindeydi Onlar donukken bu his parlaktı. Mutluluğu daha önce de tatmıştım, tek başıma eğlence arayarak taş tektirdiğim, zarlarla oynadığım veya hayal kurduğum kısa anlarda mutlu olmuştum.Ama aslında o zamanlar hissettiklerim bir şeyin varlığından ziyade yokluğundan kaynaklanıyordu.
Ölümüm halinde düzenlenmesi gerekecek olan gösterişli cenaze törenini, yetiştirilmem için ödenmesi gereken ağırlığımca altından kesinlikle daha pahalıya patlardı.