..
Bu noktada Cebrail, en küçük mesafe ölçüsüyle dahi ilerisine imkân görmeyen bir haşyet edâsiyle durdu : .
-Ben buradan ileriye geçemem!
-Niçin?
-Yanarım!
-Ya nasıl geçilir buradan ilerisine ?
-Aşkla...
Ve Allah’ın Sevgilisi, kendisini, tek başına nur fevvâresinin içine bırakıp geçiyor ve huzuru buluyor.
Meleğe verilmeyip insana verilen sonsuz sır... İlâhi visâl anahtarı... Ve gidişte ve dönüşte daha nice tecelli...
.
Ama Âdem Havva’yı unutamadı. Ne kadar zordu derin bir hasretin üstesinden gelmek. Unutur gibi bile olmadı. Uzaklaşmadı içinden hiçbir hatıra. Havva’yı hatıram diye andı. Hatıralarını dağa taşa anlattı.